taumatawhakatangihangakoauauotamateapokaiwhenuakitanatahu sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte taumatawhakatangihangakoauauotamateapokaiwhenuakitanatahu kelimesinin manası:

  1. (Dünyadaki "En Uzun Yer İsmi") Taumata'nın resmi ve Maori dilindeki adı, Yeni Zellanda'da Porangahau'nun yaknında bulunan 1,000 feet (305 metre) yüksekliğŸindeki tepe (tam anlamı "Tamatea'daki zirve, büyük dizleri olan adam, dağŸcı, seyahat eden karaları aşŸan kimse, sevgilisine burundan fülüt çalan")

taumatawhakatangihangakoauauotamateapokaiwhenuakitanatahu ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • sniffer: Burnunu çeken kimse, burundan hava alan, burundan nefes alan; soluyarak uyuşŸturucu madde alan kimse; burun (Argo); belli bir maddenin varlığŸını saptamak için kullanılan cihaz Devamını Oku

  • apeks: Uç, tepe, zirve. Tepe Herhangi Devamını Oku

  • trekker: Seyyah, zor veya uzun bir seyahat yapan kimse, seyahat eden kimse Devamını Oku

  • crest: Zirveye ulaşmak; sorguç biçiminde yapmak İbik, taç, tepe Devamını Oku

  • te arikinui dame te atairangikaahu: Te Atairangi Kaahu (1931-2006), Yeni Zellenda’nın Maori Kraliçesi, Maori tahtının 1966’da seçilen 6’ncı sahibi Devamını Oku

  • te atairangi kaahu: Te Arikinui Dame Te Atairangikaahu (1931-2006), Yeni Zellenda’nın Maori Kraliçesi, Maori tahtının 1966’da seçilen 6’ncı sahibi Devamını Oku

  • height: Yükseklik, irtifa, yükselti Tepe, dağ Devamını Oku

  • summit: Tepe, doruk, zirve, evç, en yüksek nokta veya derece Zirve, doruk, tepe nokta Devamını Oku

  • memur: Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli Örnek: Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır. T. Buğra Yükümlü Örnek: Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun. R. H. Karay Görevli. Emir ile hareket eden. Emir Devamını Oku

  • cusp: Zirve, uç Yeni ayın sivri uçlarından her biri Devamını Oku

  • karalar yarımyuvarı: Yeni Zelanda ve Fransa’nın batı kıyıları yakınında yer alan iki noktanın, kuzey ve güney eksenuçları olmaları varsayımına göre çizilen eşlekle oluşturulan iki yarımyuvardan karalar oranının en yüksek düzeyde olanı. bkz. denizler yarımyuvarı. Devamını Oku

  • doruk: Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi Örnek: Dorukta yalnız kalmak ve doruktan başlamak ne kadar da zormuş meğer. T. Buğra Bir dağın en yüksek Devamını Oku

  • denizen: İkamet eden kimse, oturan kimse Vatandaş Devamını Oku

  • taumata: Taumatawhakatangihangakoauauotamateapokaiwhenuakitanatahu, Yeni Zellanda’da Porangahau’nun yaknında bulunan 1,000 feet (305 metre) yüksekliğŸindeki tepe Devamını Oku

  • pinnacle: Bina ve duvar üzerine süs için yapılan sivri tepeli kule Doruk, tepe, zirve Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar