tebdil sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte tebdil kelimesinin manası:

  1. Değiştirme
    Örnek: Bazı Türkler oraya hava tebdiline giderler. R. H. Karay

tebdil ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bazı: Birtakım, kimi Örnek: Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler. Ö. Seyfettin Bazen Örnek: Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • sarfiyat: Harcanan şeylerin tümü, harcama, masraf Örnek: Sarfiyat hususunda bir şart koşmuyorlar. R. H. Karay Bk. giderler Devamını Oku

  • nefeslik: Bir soluk alıncaya kadar geçen süre. Hava alma yeri, hava deliği Örnek: Bir vapur ocağı başında çalışan ateşçilere taze deniz havası ulaştıran nefeslikler gibi ferahlatmasa. R. H. Karay Devamını Oku

  • çepel: Kir, bulaşık, çamur, pislik. Ürüne karışmış yabancı madde. Devamını Oku

  • incidental expenses: Arızi giderler, geçici giderler, küçük giderler, tesadüfi giderler, arada bir olan giderler Devamını Oku

  • bulut: Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığınlar Örnek: Mavi maviydi gökyüzü / Bulutlar beyaz beyazdı / Boşluğu ve üzüntüsü / İçinde ne garip bir yazdı. A. H. Tanpınar Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın Örnek: Zehirli bir çekirge bulutu gibi oraya üşüşen Avrupalılar… Ö. Seyfettin Keder, endişe Örnek: Gazinin şen Devamını Oku

  • sürü: Evcil hayvanlar topluluğu Örnek: Karşıki yamaçların sırtında kısrak sürüleri çanlarını sallayarak otluyordu. R. H. Karay Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü. Birlikte yaşayan hayvan topluluğu. Devamını Oku

  • ırk: Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu Örnek: Türkler, insan olarak, ulus olarak doğunun en üstün ve şerefli ırkıdır. S. Birsel Soy Örnek: Esasta dağlı ırktan cahil bir kızcağızdı. R. H. Karay Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm. Devamını Oku

  • artistçe: Artiste benzer biçimde Örnek: Şen bir hava çalacaklarmışçasına artistçe hareket ediyorlardı. R. H. Karay Devamını Oku

  • deniz hamamı: Plaj Örnek: Hava almak için deniz hamamlarının olduğu tarafa doğru yollandı. R. H. Karay Devamını Oku

  • serinlik: Serin olma durumu Örnek: Serinlik, gölgelik içinde, o kızgın yerlere hayretle bakıyorum. R. H. Karay Serin hava Örnek: Latif bir akşam serinliği ortalığı kaplamıştı. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • hava gazyakıt karışımı: Alazlı sertleştirme işleminde, yakıcı içinde karıştırılarak yakılan ve hava ile asetilen, propan, hava gazı gibi bir gaz yakıttan oluşan karışım. Devamını Oku

  • kurander: Hava akımı, cereyan Örnek: İçtiğim Fernet’in serinliği birdenbire kesildi; kuranderini duymaktan başka, az evvel poyraz rüzgârı alan kalbim şimdi bir lav akıntısının altında! R. H. Karay Devamını Oku

  • tedavi: İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma Örnek: Hastadır diye tedavisine koşanların haddi hesabı yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme. İyileştirme Devamını Oku

  • faaliyet giderleri: İşletmenin ana çalışma alanına ilişkin pazarlama, dağıtım, araştırma-geliştirme ve genel yönetim gibi tüm giderleri. krş. faaliyet dışı giderler Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar