televizyoncu sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte televizyoncu kelimesinin manası:

  1. Televizyon satan kimse.
  2. Televizyon onarıcısı.
  3. Televizyon kuruluşunda çalışan görevli kimse.
  4. Televizyon bakım, onarım, kurma işleriyle, televizyon alım satımıyla uğraşan kimse.
  5. Televizyonun çeşitli kollarından herhangi birinde çalışan kimse. Uğraşıtelevizyonculuk olan kimse

televizyoncu ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • televizyonculuk uğraşı: Televizyonun çeşitli kollarından herhangi birinde yapılan iş, uğraş konusu. Devamını Oku

  • sinemacı: Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse filmci. Film yapımcısı veya yönetmeni, filmci. Devamını Oku

  • sinemacılık uğraşı: Sinemanın çeşitli kollarından herhangi birinde yapılan iş, uğraş konusu. Devamını Oku

  • tüfekçi: Tüfek yapan, onaran veya satan kimse. Padişah ve sarayı korumakla görevli olan. Devamını Oku

  • servis: Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü. Devamını Oku

  • tahrirat katibi: İlçede resmi yazı işleriyle görevli kimse. İlçede resmî yazı işleriyle görevli kimse Örnek: Tahrirat kâtibi, daktilo ile uzun bir sohbete daldı. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • şamdancı: Şamdan yapıp satan kimse. Saraylarda aydınlatma işleriyle görevli kimse. Devamını Oku

  • televizyonculuk: Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş. Devamını Oku

  • türkiye radyo televizyon kurumu: Trt TV. Türkiye’de 1961 Anayasasına göre, 24.12.1963 gün, 359 sayılı yasayla kurulan, radyo ve televizyon yayınlarının tekelini elinde bulunduran, bu yayınları yürütmekle görevli, tüzel kişiliği olan, özerk, kamu iktisadi teşekkülü. (Ancak, kurumun özerkliği, 29.2.1972 gün, 1568 sayılı yasayla kaldırılmıştır. TRT’de televizyon çalışmaları, doğrudan doğruya Genel Müdüre bağlı olan TRT Televizyon Dairesi’nce yürütülür. Birinci Beş Yıllık Devamını Oku

  • yazar: Yazma özelliği olan şey. Bilim, edebiyat, sanat alanında kitap yazan kimse, müellif. Devamını Oku

  • yayımcı: Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayımlayıp satışını sağlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi (II), editör Örnek: Yayımcılar, kazanç amacıyla, alışılmış yapıtlar sunarlar okuyucuya. N. Cumalı Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye ulaştırılmasını sağlayan kimse. Devamını Oku

  • ibrikçi: İbrikle su taşıyan kimse. İbrikle su döken kimse. Devamını Oku

  • yeryağı arıtımyeri: İşlenmemiş yeryağını çeşitli tüketim ürünleri durumuna getiren ve yeryağı işleyiminin başlıca etkinlik kollarından biri olan kuruluş. Devamını Oku

  • radyocu: Radyo yapan, onaran veya satan kimse. Radyoda görevli kimse. Devamını Oku

  • vezneci: Banka, büro vb. kuruluşlarda para alıp veren görevli, veznedar. Terazi yapan veya satan kimse. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar