teminat vermek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte teminat vermek kelimesinin manası:

  1. Güvence vermek.

teminat vermek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • teminat: Garanti, güvence Örnek: Ben böyle gülümseyen teminatlara hayatımda çok tesadüf ettiğim için… A. Gündüz Bk. güven Bk. güvence Devamını Oku

  • nakdi teminat: Borcun ödeneceğine dair, alacaklıya parayla sağlanan güvence. Kredi kullanılması durumunda güvence olarak gösterilen nakit değer. Devamını Oku

  • plight: Kötü durum. Teminat vermek, söz vermek Devamını Oku

  • sosyal sigorta: Bir işte ücret karşılığı çalışanların sağlığını, geleceğini güvence altına almak amacıyla kazançlarından bir bölümü kesilerek yapılan sigorta, işçi sigortası. Bk. toplumsal güvence Devamını Oku

  • geçici teminat: İhalelere katılanların yatırmak zorunda olduğu teminat. Bk. geçici güvence Devamını Oku

  • teminat mektubu: Bir kimsenin belirli bir işi yapabileceğine ilişkin, bankalarca verilen para güvencesini içeren belge. Bk. güvence mektubu Devamını Oku

  • garanti etmek: 1) o şeyle ilgili olarak güvence vermek; 2) bir işin gerçekleşmesi için gerekli önlemleri almak. Devamını Oku

  • reassure: Güvenini tazelemek, tekrar temin etmek Reinsure reassur ance (i.) temin edilme. Devamını Oku

  • karşı güvence: Güvence altına alınan bir hakkın gereğinin yerine getirilmemesi durumunda karşı tarafa verilen güvence. Devamını Oku

  • dalgalı güvence ödeği: Çeşitli dokuncaları belirli bir süre ve bilinen bir para ile sınırlayan güvence ödeği. Güvenceyi genel yargılarda tanımlayıp geminin adını ve başkaca ayrıntıları sonraki bildirime bırakan ve genellikle yükle ilgili güvence Devamını Oku

  • c tipi antrepo: İşleten ve kullanan kişinin aynı olduğu, eksik çıkan eşyadan işletmenin sorumlu tutulduğu ve güvence vermek zorunda bulunduğu özel bir antrepo türü. krş. A tipi antrepo Devamını Oku

  • lend: Ödünç vermek, eğreti olarak vermek Vermek, faizle vermek Devamını Oku

  • güvence mektubu: Bir işin yapılması, bir malın teslimi veya bir borcun ödenmesini taahhüt eden kişiler adına taahhütlerine bağlı kalmalarını güvence altına almak üzere bankalarca düzenlenip verilen belge. krş. yerel güvence Devamını Oku

  • recompense: Karşılığını vermek, hakkını vermek, ödüllendirmek, telafi etmek, cezasını vermek, karşılamak ), (i.) karşılığını vermek, mükafatlandırmak Devamını Oku

  • kiraya vermek: Kira karşılığında vermek, icara vermek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar