tenezzühü zatı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte tenezzühü zatı kelimesinin manası:

  1. Zata mahsus tenezzüh. Yani zatının bütün noksan sıfatlardan, kusurlardan temiz ve uzak oluşu.(Zat-ı Vacib-ül Vücud'un vücub-u vücuduna ve kudsiyetine layık bir tarzda ve istiğna-i zatisine ve gına-i mutlakına muvafık bir surette ve kemal-i mutlakına ve tenezzüh-ü zatisine münasib bir şekilde, hadsiz bir şefkat-i mukaddese ve nihayetsiz bir muhabbet-i münezzehesi vardır. M.) (Osmanlıca'da yazılışı: tenezzüh-ü zâtî)

Sponsorlu Bağlantılar

tenezzühü zatı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • berayı tenezzüh: Tenezzüh için, gezinti için. (Osmanlıca’da yazılışı: berây-ı tenezzüh) Devamını Oku

  • tenezzüh: Gezinti. Devamını Oku

  • hüsn: (H–uşu–n) Güzellik. İyilik. Eksiksizlik. Cemal ile kemal. (Bak: Celal, Cemal)(Evet mevcudatta sebeb-i muhabbet olan h–uşu–n ve ihsan ve kemal, Baki-i Hakiki’nin h–uşu–n ve ihsan ve kemalatının işaratı ve çok perdelerden geçmiş zaif gölgeleridir; belki cilve-i esma-i hüsnanın gölgelerinin gölgeleridir. S.) Devamını Oku

  • tenezzül: Kendi durumundan daha aşağıdaki bir işi, bir durumu kabul etme. Bk. düşme, alçalma Devamını Oku

  • ihtimali zatı: (Bak: İmkan-ı zati) (Osmanlıca’da yazılışı: ihtimal-i zatî) Devamını Oku

  • hamızat: (Hamız. C.) Asitler. Sirke gibi ekşi olan şeyler. (Osmanlıca’da yazılışı: hâmızat) Devamını Oku

  • tenezzül etmek: Kendi durumuna, düzeyine aykırı düşen bir şeyi ya da işi kabul etmek. Devamını Oku

  • hamızatı şahmiye: Yağ asitleri. (Osmanlıca’da yazılışı: hâmızat-ı şahmiye) Devamını Oku

  • hüsnü ibtida: Mevzuya münasib bir ifade ile söze başlama. (Osmanlıca’da yazılışı: hüsn-ü ibtida) Devamını Oku

  • hüzeyfe: Ensar-I Kiramdandır. Hüzeyfe-i Yemani de denir. Hz. Muhammmed (A.S.M.) ona münafıkları bildirdiğinden dolayı, Hz. Ömer (R.A.) onunla istişare eder ve Onun, namazını kılmadığı kimselerin namazında bulunmazdı. Çok takvalı ve istiğna sahibi bir zat idi. İran’ın fethinde bulundu. (Hi: 35) de Dar-ı Beka’ya göç etmiştir (R.A.) Devamını Oku

  • zat: Kimse, kişi Örnek: Tanıdıklarımdan bir zat, meyveleri hiç sevmez. A. Haşim Kendi, öz Örnek: Evvelki gün gelen kadın sizi istiyor, zatınızla konuşacakmış. S. M. Alus Bk. öz Devamını Oku

  • zatürree: Sancı, ateş ve öksürükle beliren, tehlikeli bir akciğer yangısı, batar. Akciğer dokusunun iltihabı. Çeşitli etkenlere bağlı olarak gelişmekle birlikte, genellikle birincil ya da ikincil mikrobik etkenlerin yol açtığı akut ya Devamını Oku

  • zatürre: Sancı, ateş ve öksürükle beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığı, batar. Akciğer yangısı Devamını Oku

  • zat ü şok: Bk. çördük Devamını Oku

  • ismet zat: Bk. ad veya ad isim Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar