tepecamı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte tepecamı kelimesinin manası:

  1. Tavanda ya da tavana yakın yerde, tepeye yakın bulunan camlı pencere.

Sponsorlu Bağlantılar

tepecamı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • tepe camı: Tavanda veya tavana yakın yerde, tepeye yakın bulunan camlı pencere. Devamını Oku

  • çift camlı pencere: Aralarında boşluk bırakılarak takılmış iki camı bulunan pencere. Aralarında boşluk olan iki camlı pencere. Devamını Oku

  • çatı penceresi: Tavan arasını aydınlatmaya yarayan pencere veya camlı kapak. Duvarı eğik konumdaki çatı odalarında bulunan pencere. Devamını Oku

  • rose window: Gül pencere, rengarenk camlı yuvarlak pencere Devamını Oku

  • sisyphus: Tepenin üstüne yakın bir yerde tekrar aşŸağŸı yuvarlamak için bir kayayı yuvarlayarak bir tepeye çıkarması için ölümsüzlüğŸe mahkum edilen Korinth kralı (Yunan Mitolojisi) Devamını Oku

  • camekan: Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme ya da yer, sergen, vitrin; hamamlarda soyunulan camlı yer. Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme veya yer, sergen, vitrin Örnek: Camekânı geniş ve nadir sanat eserleriyle Devamını Oku

  • veranda: Camlı taraça Örnek: … içeriye doğru veranda şeklinde bir girinti yapıp salonun cumba köşesine dayanır. H. F. Ozansoy Üstü kapalı ve çevresi camlı balkon. Devamını Oku

  • üstaydınlık: Bk. üstaydınlık Çatıların üzerindeki camlı örtü. Devamını Oku

  • window: Pencere Pencere çerçevesi Pencere, cam, Devamını Oku

  • vitreous: Cam kabilinden, camlı Camdan yapılmış veya alınmış Devamını Oku

  • casement: Kanatlı pencere Şiir herhangi bir pencere Devamını Oku

  • ubiquitous: Aynı zamanda her yerde mevcut, hazır ve nazır Her yerde birden bulunan Devamını Oku

  • ubiquarian: Her yerde birden bulunan, aynı anda her yerde olan Devamını Oku

  • ubiquitary: Her yerde birden bulunan, aynı anda her yerde olan Devamını Oku

  • up 2: “edat yukarısına; yukarısında: He was climbing up the tree. AğŸaca tırmanıyordu. They went up the hill. Tepeye çıktılar. Plant it farther up the hill. Onu yokuşŸun daha yukarısında bir yere dik. It´s further up the river. Nehrin daha yukarısında bir yerde from -in ilerisinde: We live up from the mosque. Caminin ilerisinde oturuyoruz.” Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar