the righteous shall flourish like a palm sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte the righteous shall flourish like a palm kelimesinin manası:

  1. İyilik palmiye gibi süslü ve gösterişŸli büyüyecektir, iyilik başŸarılı olacaktır, iyi kazanacaktır

Sponsorlu Bağlantılar

the righteous shall flourish like a palm ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ihsan: İyilik etme, iyi davranma. Bağışlama, bağışta bulunma. Devamını Oku

  • nimet: İyilik, lütuf, ihsan Örnek: Başımızdan gitmesi, ekşi suratından kurtulmamız da bir nimetti. S. M. Alus Yaşamak için gerekli her şey Örnek: Desem ki sen benim için hava kadar lazım / Ekmek kadar mübarek / Su gibi aziz bir şeysin / Nimetsin, nimettensin C. S. Tarancı Yiyecek içecek, özellikle ekmek. Devamını Oku

  • palm shaped: Palmiye seklinde Devamını Oku

  • common palm civet: Kara palmiye misk kedisi Devamını Oku

  • hayırhah: İyilik dileyen, iyilik isteyen, iyicil, hayırsever. Devamını Oku

  • uğur: Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı Örnek: Onlar da uğurlar dilediler, aralarında konuşmaya başladılar. M. Ş. Esendal Bu nitelikte olduğuna inanılan şey. Devamını Oku

  • iyilik eden iyilik bulur: İyilik eden kimseye zamanı geldiğinde başkaları da iyilik ederler. Devamını Oku

  • flourish: Serpilmek, gelişmek, büyümek, neşvünema bulmak, inkişaf etmek Başarı kazanmak, muvaffak olmak, zenginleşmek, yıldızı parlamak, gözde olmak Devamını Oku

  • lütuf: Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım, ihsan, inayet, atıfet İyilik, güzellik, hoşluk. Devamını Oku

  • sago palm: Hint irmiğŸi palmiyesi, sagu palmiyesi, hint irmiğŸi üreten kısa Asya palmiye ağŸacı Devamını Oku

  • beneficence: İyilik, hayır, lütuf, ihsan. Hayır, iyilik, ihsan Devamını Oku

  • palm: Hurma. Avuç içinde saklamak Avuç Devamını Oku

  • şükran: İyilik bilme, gönül borcu, minnettarlık Örnek: Biz, şükran ve muhabbetle ellerini öpüyoruz. R. H. Karay iyilik bilme, gönül borcu, minnettarlık Devamını Oku

  • flaunt: Gösteriş yapmak, kibirlenmek Gösteriş flauntingly gösteriş yaparak, kibirle. Devamını Oku

  • görkem: Çiziktirmek. Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, gösteriş, debdebe, ihtişam, tantana, haşmet, şatafat. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar