the sun came out sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte the sun came out kelimesinin manası:

  1. GüneşŸ ortaya çıktı, güneşŸ doğŸdu, sabah oldu, tan ağŸardı

the sun came out ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • saba rüzgarı: Sabah vakti gün doğusundan esen yumuşak ve hafif rüzgâr, sabah yeli, saba. Sabah yeli. Devamını Oku

  • etmek: Bir işi yapmak Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner Bir durumu ortaya çıkarmak. “İyi, kötü” zarflarıyla birlikte davranmak. Devamını Oku

  • morning: Sabah, sabah vakti, seher Başlangıç, başlama Devamını Oku

  • sabah: Günün başlangıcı, günün ilk saatleri Örnek: Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. R. N. Güntekin Ezanı. Namazı. Devamını Oku

  • cockcrow: Sabah, slang karga bokunu yemeden. Horoz ötüşü; sabahın körü; horozların ötme vakti Devamını Oku

  • sabahtan: Sabahleyin, sabah sabah Örnek: Sabahtan keçiyi o tarafa, yeni biçilmiş buğday tarlasına bağlamıştı. N. Cumalı Devamını Oku

  • sabah sabah: Sabahleyin, erkenden Örnek: Hem sabah sabah iki ayağımı bir pabuca sokuyorsunuz hem ortalarda görünmüyorsunuz. A. İlhan Devamını Oku

  • sabahleyin: Sabah vaktinde, sabahın ilk saatlerinde Örnek: Nihayet, dördüncü günü sabahleyin gelip annemle konuştu. H. C. Yalçın Devamını Oku

  • sehergah: Sabahlık. Sabah zamanı. Sabah vaktine ait. (Osmanlıca’da yazılışı: sehergâh) Devamını Oku

  • seher: Sabahın gün doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı Örnek: … deniz ise sanki dibinden doğmaya başlayan güneşle seher vaktinin nemli, taze cilasını almıştı. R. H. Karay Sabahın gün doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı. Devamını Oku

  • alessabah: Sabah erkenden. Erkenden, sabahın ilk saatlerinde. (Osmanlıca’da yazılışı: ale-s-sabah) Devamını Oku

  • sabahın köründe: Sabahın en erken saatinde, erkenden, ortalık iyice aydınlanmadan Örnek: Koca Osman sabahın köründen, akşamın karanlığına kadar üç gün böylece yürüdü. Y. Kemal Devamını Oku

  • tanaçan: Tan-açan. Sabah alaca karanlık. sabah alacakaranlık Devamını Oku

  • tanaçan: Tan-açan. Sabah alaca karanlık. sabah alacakaranlık Devamını Oku

  • kavis: Bir eğrinin sınırlı bir kısmı, eğmeç Örnek: Sabah güneşi, duvara bir altın kavis çekti. Y. Z. Ortaç El yazısı veya imzadaki çizgi hattının içe ya da dışa doğru yapmış olduğu eğri kısmı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar