throw over sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte throw over kelimesinin manası:

  1. Terketmek, bırakmak, vazgeçmek

throw over ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • forsake: (sook, saken) vaz geçmek Yüzüstü bırakmak, terketmek. Devamını Oku

  • relinquishing: [relinquish] vazgeçmek, terketmek, bırakmak, feragat etmek, başkasına bırakmak, serbest bırakmak Bırakarak Devamını Oku

  • leave: Out ile yaprak sürmek, yapraklanmak. Bırakmak, terketmek Devamını Oku

  • leave 2: Bırakmak, terketmek. (taşŸıt) kalkmak. ayrılmak. (miras olarak) bırakmak. vazgeçmek. Devamını Oku

  • abandon 1: Terketmek, bırakmak: Don´t abandon me here! Beni burada bırakma! He abandoned shamanism and became a Muslim. şžamanizmi bırakıp Müslüman oldu. vazgeçmek: He abandoned the idea. O düşŸünceden vazgeçti. They abandoned the search. Aramaktan vazgeçtiler. Devamını Oku

  • forsaking: [forsake] terketmek, bırakmak, vazgeçmek Vazgeçerek Devamını Oku

  • chock up: Bırakmak, terketmek, vazgeçmek; ileri doğŸru getirmek Devamını Oku

  • leaves: Ayrılmak, bırakmak, terketmek; yola çıkmak; kalkmak; kalmak; unutmak (eşya); vazgeçmek, caymak ÇoğŸ., bak. leaf. Devamını Oku

  • jilt: Sevgilisini reddetmek, âşığını aldatmak Sevgilisini reddeden kız. Devamını Oku

  • jilted: Evlenmekten vazgeçmek, terketmek, bırakmak ReddedilmişŸ, sevgili tarafından beklenmedik bir şŸekilde reddedilmişŸ, “atılmışŸ” Devamını Oku

  • quit: Vazgeçmek, istifa etmek, çekilmek, ayrılmak, çıkmak, bırakmak, ödemek, paydos etmek [amer.], bitmek, sona ermek, boşaltmak (evi), tahliye etmek (-ted, -ting), bırakmak, geçmek, vaz geçmek Devamını Oku

  • renounce: Vazgeçmek, reddetmek, feragat etmek, terketmek, alâkasını kesmek (iskambil) aynı renkten kâgıdı olmadığından başka renk kağıt oynamak. Devamını Oku

  • exposing: Bırakmak, ışıklandırmak, ortaya çıkarmak, terketmek, sergilemek, göstermek, teşhir etmek, açığa çıkarmak, ortada bırakmak, maruz bırakmak, karşı karşıya bırakmak, ışığa tutmak [fot.] Maruz kalarak Devamını Oku

  • void: Hükümsüz Boş, hali, ıssız Manasız Devamını Oku

  • cede: Bırakmak Terk etmek Devretmek, göçetmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar