tıkaç sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte tıkaç kelimesinin manası:

  1. Herhangi bir şeyin delik veya ağzını tıkamaya yarayan nesne.
  2. Genellikle bir boru içine ya da bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve bir geçiti denetlemeye yarayan gereç.

tıkaç ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • tıkaç: Herhangi bir şeyin delik veya ağzını tıkamaya yarayan nesne. Genellikle bir boru içine ya da bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve bir geçiti denetlemeye yarayan gereç. Devamını Oku

  • kağıt: Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, basmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak; kâğıt para. Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, Devamını Oku

  • kağıtçı başı: Devlet dairelerinde kullanılan yazı gereçlerinin sağlanması, saklanması ve gerekli yerlere dağıtılması ile yükümlü olan görevli. Devamını Oku

  • güvence: Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey. Devamını Oku

  • kağıtçı: Kã¢Ğıt yapan kimse. Kâğıt yapan kimse. Devamını Oku

  • nişanlı kağıt: Padişah, sadrazamla birlikte savaşa gittiğinde, sadrazamlık kaymakamına, gereğinde kullanılmak ve sonra hesabını vermek üzere verilen tuğralı, boş, padişah buyruğu kâğıtları. Devamını Oku

  • kağıt uçurmak: Kuşatılmış bir kalenin komutanına ya da herhangi bir iş yaptırılmak istenen kimseye yazılan yazıyı ivedi olarak ya da gizlice yollamak. Devamını Oku

  • değerli kağıt: Kapsadığı hak, senede bağlı olan, senetsiz ileri sürülebilmesine olanak olmayan kâğıt. Üzerinde herhangi bir değer bulunan ve elinde bulunduranın her an yarar sağlayabileceği para. Devamını Oku

  • atık kağıt: Kullanımından sonra arta kalan, kâğıt, karton üretimi veya kâğıt hamuru yapımında tekrar kullanılan kâğıt veya karton parçaları. Devamını Oku

  • kağıt helvacı: Kâğıt helvası yapan veya satan kimse. Devamını Oku

  • çıtçıt: Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan Devamını Oku

  • kaç: Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı. Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı Örnek: Yakup Kadri’nin romanlarının kaç dile çevrildiğini bilen bile yoktur. Ç. Altan Birçok Devamını Oku

  • mumlu kağıt: Mürekkep geçirmeyen ve delinebilir bir dolgu maddesi emdirilmiş, mürekkebi geçiren fakat delinmeyen bir cins pelürden ya da lifli bir dokudan oluşturulmuş, çoğaltma makinesinde basılacak yazıların yazıldığı kâğıt. Mürekkep Devamını Oku

  • fıtık: İç organlardan bir parçanın, genellikle bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık Örnek: Musiki hocamız genç yaşında bir fıtık ameliyatı sonunda ölmüştü. S. F. Abasıyanık Herhangi bir organ veya dokunun bir kısmının, kendisini saran yapıdan, doğal veya kazanılmış bir delik veya kanalla dışarıya çıkması, herni, hlk. fatık. Devamını Oku

  • tanıt: Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşünce süreci. Tanıtlamaya yarayan belge veya herhangi bir şey, beyyine, hüccet. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar