tırnaksı kemik sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte tırnaksı kemik kelimesinin manası:

  1. Göz çukurunun iç çeperinde bulunan, küçük, dört köşe ince bir çift kemik.

tırnaksı kemik ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • gözyaşı kemiği: Göz çukurunun ön kısmındaki ince, ufak, zarımsı kemik. Göz çukurunun orta duvarının önünde yer alan ve göz çukurunun oluşumuna katılan kemik, os lakrimale.Dgr.: anat. os lacrimale Devamını Oku

  • elmacık kemiği: Yüzün yanakla göz arasında bulunan kemiği Yüzün yanlarında gözlerin altına doğru gelen bir çift kemik. Zigomatik kemik. Devamını Oku

  • postfrontal kemik: Bazı omurgalılarda göz çukurunun gerisindeki kemik. Devamını Oku

  • lachrymal bone: GözyaşŸı kemiğŸi, göz çukurunun iç köşŸesini oluşŸturan çok ince kemik Devamını Oku

  • kemik iliği: Büyük kemiklerin merkezinde bulunan ve yeni kan hücrelerinin üretildiği doku. Uzun kemiklerin ortalarında, kısa kemiklerin aralarında bulunan boşlukları dolduran, içindeki yağ oranına göre sarı ve kırmızı ilik olarak iki tipi Devamını Oku

  • süngerimsi kemik: Kısa kemiklerin merkezî kısımlarını oluşturan, pek çok küçük boşlukları bulunan, bölmecikli, süngerimsi görünüşte, içinde sarı kemik iliğinin yer aldığı kemik kısmı. Devamını Oku

  • primer kemik: Embriyoda ve kemik kırıklarında tamir sırasında oluşan, bol osteoblâstların görüldüğü, matriksin inorganik tuzlar açısından fakir olduğu kemik doku. Lâmelsiz kemik, immatür kemik. Devamını Oku

  • kulak kemikçikleri: Orta kulakta bulunan ve ses titreşimlerini dış kulaktan iç kulağa iletmeye yarayan üç küçük kemik. Örs, özengi, çekiç kemikleri. Orta kulakta bulunan örs, üzengi ve çekiç adı verilen hareketli kemikçikler, Devamını Oku

  • dev hücreli kemik tümörü: Kedi, sığır ve köpeklerde seyrek olarak görülen, kemik iliği osteoklastlarından köken alan, dev hücreleri içeren, osteolitik yapısı nedeniyle radyografilerde karakteristik sabun köpüğü lezyonuyla belirgin kemik tümörü, kemiğin dev hücreli tümörü, osteoklastom. Devamını Oku

  • osteosit: (Yun. osteon: kemik; kytos: boşluk) Olgunlaşmış (lâmelli) kemik matriksinde bulunan, Havers kanalı etrafına genellikle halkasal sıralanmış, sitoplâzmik uzantılarıyla birbirlerine ya da Havers kanalı ya da Volkmann kanalına uzanarak beslenen, osteoblastların farklılaşmasıyla oluşan esas kemik hücreleri. Devamını Oku

  • kürek kemiği: Omzun art bölümünde bulunan, üçgen biçiminde geniş ve ince kemik. Omurgalılarda omuz kemerinin dorsal kısmı. Skapula. Devamını Oku

  • ikincil kemik: Olgunlaşmış, bol osteositli, matriksi inorganik madde bakımından zengin, halkasal sistemler gösteren, beyin, omurilik, akciğerler gibi organları koruyan ve hareketi sağlayan iskeletin yapısını oluşturan, vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılayan, olgun kemik dokusu. Lâmelli kemik, olgunlaşmış kemik, sekonder kemik. Devamını Oku

  • kemik örtüsü: (Yun. peri: etrafinda; osteon: kemik) Kemiğin dışını çevreleyen, beslenmesini sağlayan, kan damarları ve sinirleri kapsayan, endosteumdan daha kalın ve telli elemanlarca zengin, kemik kırılması durumunda kemik tamirini gerçekleştiren, bağ dokusundan oluşmuş tabaka. Periosteum. Devamını Oku

  • kompakt kemik: Bk. sert kemik Uzun kemiklerin bağdaşık ve kompakt görünüşlü, kanalis sentralis adı verilen Havers kanalıyla kanalis perforans adı verilen Volkman kanalları ve kemik lamellerini içeren kemik dokusu. Devamını Oku

  • postorbital: Göz çukurunun arkasındaki damar, kemik vb.yapı. Gözün arka kısmı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar