to breathe sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte to breathe kelimesinin manası:

  1. Solumak

to breathe ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • pant: Solumak, nefes nefese kalmak Nefesi kesilmek Devamını Oku

  • wheeze: Hırıldamak, hırıldayarak solumak, hırıltı ile söylemek Hırıltıyla solumak Devamını Oku

  • snort: At gibi horuldamak Dili Burnundan Devamını Oku

  • breathe hard: Solumak, sık ve kesik soluklar alıp vermek. Devamını Oku

  • breathe: Nefes almak, teneffüs etmek, soluk almak Hafifçe esmek Devamını Oku

  • puff like a grampus: Burnundan solumak, oflayıp puflamak Devamını Oku

  • huff and puff: Burnundan solumak, sinirinden kudurmak Devamını Oku

  • suada: Sıkıntıdan dolayı uzun uzadıya solumak. Devamını Oku

  • blow like a grampus: Burnundan solumak, oflayıp puflamak Devamını Oku

  • soluma: Solumak işi. Vücuda oksijen alınıp karbondioksit verilmesi mekanizması. Devamını Oku

  • ıklamak: Yük altında güçlükle solumak. Ağlarken bunalır ve soluğu kesilir gibi iç çekmek. Devamını Oku

  • draw in: Solumak, nefes almak, ayartmak, aklını çelmek, kısmak, istasyona girmek, kenara yanaşmak, kısalmak (gün) Devamını Oku

  • blow: Esmek, körüklemek, üflemek, uçurmak, yelpazelemek; çalmak, soluk soluğa kalmak, solumak; su fışkırtmak (balina), fışkırmak, patlamak; atmak (sigorta); çarçur etmek (Argo), kaçırmak (fırsat), kaçmak; çiçek açmak, çiçeklenmek; küfretmek, kahretmek Darbe, vuruş Devamını Oku

  • blow 2: (blew, –n) esmek. üflemek. uçurmak; uçmak: The wind has blown off the chimney cowl. Rüzgar bacanın külahını uçurdu. solumak. dili (parayı) savurmak; (paranın hepsini) harcamak. dili (fırsatı) kaçırmak.” Devamını Oku

  • blew: Blow. Esmek, körüklemek, üflemek, uçurmak, yelpazelemek; çalmak, soluk soluğa kalmak, solumak; su fışkırtmak (balina), fışkırmak, patlamak; atmak (sigorta); çarçur etmek (Argo), kaçırmak (fırsat), kaçmak; çiçek açmak; küfretmek, kahretmek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar