to make plentiful sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte to make plentiful kelimesinin manası:

  1. Bollaştırmak

to make plentiful ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bollaştırma: Bollaştırmak işi veya durumu. Devamını Oku

  • widen: Genişlemek, bollaşmak, genişletmek Genişletmek, açmak, bollaştırmak Devamını Oku

  • amplify: Bollaştırmak, genişletmek , büyütmek Sesini kuvvetlendirmek Devamını Oku

  • let out: Çıkarmak, çıkmasına izin vermek, salıvermek, bollaştırmak, genişletmek, kiraya vermek, vermek, ihale etmek, salmak Kurtuluş, kaçış Devamını Oku

  • bolalmak: Bollaşmak. Devamını Oku

  • bollaşma: Bollaşmak işi veya durumu. Devamını Oku

  • planlı büyüme: Planlı bir gelişmeyle mal ve hizmetlerin gittikçe bollaşması. Devamını Oku

  • bollaşmak: Bol duruma gelmek Örnek: Biraz zayıflamış, kolalı beyaz yakalığı bollaşmıştı. C. Uçuk Devamını Oku

  • bollaştırmak: Bol duruma getirmek Örnek: Ahlakı tango pantolonu gibi bollaştıralım, demiyorum. F. R. Atay Devamını Oku

  • darlaşmak: Daralmak Örnek: Herkeste darlaştıkça bizim evimizde kahve, un, şeker bollaştı. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • cinsel şenlik: Ürünü bollaştırma amacıyla düzenlenen törenlerde ve ürün alma sırasında yasakların ortadan kalkarak ortaklaşa cinsel birleşmelere dek varan taşkın eğlence; bir tür fuhuş. Devamını Oku

  • pacify: Barıştırmak, uzlaştırmak Yatıştırmak, teskin etmek. Devamını Oku

  • deaden: Kuvvetini kırmak hafifletmek, boğmak uyuşturmak (ağrı) kesmek (ses, ağrı) Tatsızlaştırmak Devamını Oku

  • to make known: Sızdırmak Devamını Oku

  • reduce to absurdity: Anlamsızlaştırmak, saçmalaştırmak, mantıksızlaştırmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar