töhmetlendirmek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte töhmetlendirmek kelimesinin manası:

  1. Töhmet altında bırakmak, suçlandırmak
    Örnek: Meydanın boş zamanında adı şaire çıkmış bir muharrir sizi edebiyat vurgunculuğu ile töhmetlendirir. O. V. Kanık

töhmetlendirmek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • uzaklaştırmak: Uzağa götürmek Örnek: Seni filan yere elçi göndermeye, hatta seni bir müddet buradan uzaklaştırmaya karar verdik. Y. K. Karaosmanoğlu Çıkarmak, ayırmak. Yabancılaştırmak, ilgisiz bırakmak Örnek: Sen onu bozmak, işten uzaklaştırmak, züppeleştirmek için bilmezlikle elinden geleni Devamını Oku

  • töhem: (Töhmet. C.) Suçlar, töhmetler, kabahatler. Devamını Oku

  • yatıştırmak: Bir kargaşayı, ayaklanmayı bastırmak. Ölçülü, ılımlı, sakin davranmasını sağlamak, sakinleştirmek Örnek: O, tombul tombul iyimserliği ile beni yatıştırmak istedi. Y. Z. Ortaç Yumuşatmak, razı etmek Örnek: Arkadaşları yatıştırmak için o toplantıda bulunanlar akşam yemeğine de Devamını Oku

  • göz kamaştırmak: Kuvvetli ışık ya da parlaklık, kısa bir zaman için görüşü bulandırmak. Devamını Oku

  • kolaylaştırmak: Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak Örnek: Tatbikatınızı kolaylaştıracak bir kitap herhâlde. E. İ. Benice Bir işi sonuna yaklaştırmak. Devamını Oku

  • yapıştırmak: Yapışmasını sağlamak Örnek: Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi. F. R. Atay Yaklaştırmak, birbirine dayamak Örnek: Telefonu iyice kulağına yapıştırıyor. A. İlhan Hızla vurmak. Gecikmeden karşılık vermek veya gerekeni yapmak Örnek: Miralay Bey, realist bir asker Devamını Oku

  • götürmek: Taşımak, ulaştırmak veya koymak Örnek: Hamalın biri, sırtına koca bir ayna vurmuş, götürüyordu. H. Taner Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek. Bir şeyi yakından uzağa götürmek. Devamını Oku

  • tımarhane: Akıl hastanesi Örnek: Hemen o zaman kendisini bir tımarhaneye kapatmaktan başka çare yokmuş. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • açılış töreni: Bir açılışı kutlamak için yapılan toplantı Örnek: Resmî açılış töreni ne zaman beyefendi? M. Yesarî Devamını Oku

  • kötüleyici: Kötüleyen, yeren (söz, yazı vb.) Örnek: Şiirlerim için yazılan kötüleyici tenkitlere çoğu zaman cevap vermedim. O. V. Kanık Devamını Oku

  • mayalı koyulaştırılmış yağsız süt: Laktik asit bakterileriyle mayalanıp buharlaştırmak suretiyle koyulaştırılan ve en az % 27 toplam katı madde içeren yağı alınmış bir süt kalıntısı. Devamını Oku

  • tüccarlık: Tüccar olma durumu Örnek: Birkaç devlet bu memlekette adam tüccarlığına başladığı zaman altına avuç açanlar çok olur. F. R. Atay Devamını Oku

  • karıştırmak: Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak Örnek: Ceplerimi karıştırdım, bozuk para bulamadım. F. R. Atay Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek. Devamını Oku

  • polemik: Siyaset, bilim, edebiyat alanında yapılan sert tartışma Örnek: Kavgalarım, edebiyat polemiğinin en canlı örnekleriydi o zaman. Y. Z. Ortaç Devamını Oku

  • abbe helmert ölçütü: (Zaman dizileri) Bir zaman dizisinde rasgeleliğin sınanması için bir ölçüt. anlamdaş Helmert ölçütü. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar