toplumsallaşma sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte toplumsallaşma kelimesinin manası:

  1. Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci, sosyalleşme.
  2. Kişinin, kendi kümesi ya da kültürü içinde yaşayanlar gibi davranmayı öğrenmesi.

toplumsallaşma ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • toplumsallaşmak: Birey kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanmak, toplumla bütünleşmek, sosyalleşmek. Devamını Oku

  • toplumsal bulaşma: Bir toplumda, toplumsal küme içinde korku, ürkü gibi coşkusal durumların üyeler arasında iletilerek hızla yeğinleşmesine, böylece bütün toplumun ya da toplumsal kümenin sürü davranışı gibi ortaklaşa bir tepki oluşturmasına yol açan toplumsal etkileşme süreci. Devamını Oku

  • toplumsal ayrımlaşma: Yaş, cinsellik, ırk gibi dirimbilimsel yada toplumsal sınıflaşmaya yol açan türlü ekinsel etkenler sonucu, bireylerin ve toplumsal kümelerin birbirlerinden değişik özellikler kazanmaları süreci. Devamını Oku

  • toplumsallaştırma: Toplum yararına çalışır duruma getirme, sosyalizasyon. Toplumun değer yargılarına uygun duruma getirme, sosyalizasyon. Devamını Oku

  • toplumsallaştırmak: Toplum yararına çalışır duruma getirmek. Toplumun değer yargılarına uygun duruma getirmek. Devamını Oku

  • toplumsal uyuşma: Belli bir toplumu ya da toplumsal kümeyi oluşturan bireylerin düşünce, duygu, eylem uyarlığı, bkz. toplumsal dayanışma. Devamını Oku

  • katılaşma: Katılaşmak işi. Bir maddenin sıvı durumundan katı duruma geçmesi, tasallüp. Devamını Oku

  • toplumsal sınıflaşma: Toplum yaşamında toplumsal sınıfların ortaya çıkışının tarihsel süreci. Devamını Oku

  • yoğunlaşma: Buharın sıvı veya katı duruma geçmesi. Birden çok molekülün genellikle su yitirerek bir tek moleküle dönüşmesi olayı. Devamını Oku

  • kohort çalışma: Aşı, ilaç, çevresel toksin gibi belli bir ajana maruz kalmaları durumunda oluşabilecek farklılıklar temelinde, iki veya daha fazla canlı grubunun seçilerek bunların ne kadarında belli bir hastalık gelişecek ve ne gibi sonuçlar oluşacak diye izlendiği bir bilimsel çalışma çeşidi. Devamını Oku

  • varsayımlı çalışma varsayılan çalışma: Eylemli olarak çalışılmadığı halde, işçinin, hafta dinlencesi ücretine ya da yıllık ücretli izine hak kazanabilmesi sağlanılmak için, iş yasası gereğince çalışılmış gibi sayılması zorunlu olan günler. Devamını Oku

  • iotlaşma: Özellikle Yunancanın klâsik sonrasında olduğu gibi e, y, ei, oi gibi bazı seslerin i değerine geçmesi. Devamını Oku

  • öze yabancılaşma: Kişinin, kendi varlığının gerçek olmadığı duygusuna kapılması. Devamını Oku

  • buharlaşma: Buharlaşmak işi, buğulaşma, tebahhur. Toprak yüzeyindeki suyunbuharlaşması ve toprak üzerinde yetişen bitkilerin terlemesi (transpirasyon) ile su kaybı. Evaporasyon, evatransporasyon. Devamını Oku

  • çalışma: Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar