tortullaşmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte tortullaşmak kelimesinin manası:

  1. Tortulaşmak.

tortullaşmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • tortullaşma: Tortulaşma. Devamını Oku

  • sedimentation: Sedimantasyon, çökelme, tortulaşŸma Devamını Oku

  • teressüp: Çökelme. Bk. çökerti Bk. tortulaşma Devamını Oku

  • yığınak kıyı: Bir büklümde içbükey kıyının karşısında kalan ve tortulaşma yeri olan kıyı. bkz. çarpak kıyı. Devamını Oku

  • tersib: Tortulaştırma, tortu halinde biriktirme. Tortusunu durultma. Devamını Oku

  • sedimantasyon: Tortu oluşması, çökelme. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılan bir tür kan muayenesi. Devamını Oku

  • kireçtaşı yumrusu: Karst bölgelerinde, karbon dioksitli suların yüzeyde ya da mağaralar içinde türlü biçimler altında oluşturdukları kireçli tortulaşma. Devamını Oku

  • çökerti: Su içinde yüzer veya erimiş durumda bulunan maddelerin elverişli koşullar altında dibe çökerek tortullaşması olayı. Bkz. tortu, tortulaşma. Devamını Oku

  • denizdibi engebeleri: Deniz diplerinde yayılan ve sürekli bir tortulaşma alanı olmamalarına karşın silinmeden kalabilen dağ, tepe, sırt, eşik, koyak gibi yeryüzündekilere benzer biçimlerin tümü. Devamını Oku

  • koyak gölü: Bir koyağın açık yeri olan ağız yanının, lav akıntıları gibi iç olayların ya da göçme, tortulaşma gibi dış olayların neden olduğu bir engelle tıkanması sonunda oluşan göl. Devamını Oku

  • birikinti: Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey Örnek: Komşunun kazları birikintilerde kanat çırpıp bağırıyordu. R. Enis Öğelerinin boyutları ne olursa olsun, karalar üzerindeki eğimsiz yerlerde, çanak biçimli çukurlarda, sığ deniz ve göl diplerinde yığılan özdekler. bkz. tortu, tortulaşma. Devamını Oku

  • tortulaşma: Deniz, göl, akarsu veya karalarda katı maddelerin çökelmesi olayı, sedimantasyon. Tortulaşmak durumu Devamını Oku

  • tortu: Çökelti. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı Örnek: Babam isyanla bulanmış ruhunun bütün tortularını bana bırakıp gitmiştir. Y. K. Karaosmanoğlu Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri. Devamını Oku

  • açmak: Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek Örnek: Kapıyı açan hizmetçi benim kadın olduğumu anlamadı. S. F. Abasıyanık Bir şeyin kapağını veya örtüsünü kaldırmak Örnek: Örtüyü açmaya mecburum. R. H. Karay Engeli kaldırmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş Devamını Oku

  • MAK: Minimum alveoler anestezi yoğunluğu. (C: Amak-Emaık) Göz pınarı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar