trespass sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte trespass kelimesinin manası:

  1. Tecavüz etmek (hak), günah işlemek, suç işlemek
  2. Tecavüz etmek
  3. Başkasının mülküne haksız olarak ayak basmak, hududu geçmek
  4. İhla1 etmek
  5. Bozmak
  6. Günah işlemek
  7. Başkasının hakkına tecavüz
  8. Kanuna karşı gelme
  9. Günah, suç

trespass ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • violate: Bozmak, ırzına geçmek, ihlal etmek, çiğnemek, tutmamak (söz), tecavüz etmek Bozmak, ihlâl etmek, kanuna aykırı hareket etmek Devamını Oku

  • infringe: Bozmak, ihlâl etmek Tecavüz etmek, karşı gelmek Devamını Oku

  • transgress: Günah işlemek, karşı gelmek, çiğnemek (emir vs.), aşmak Bozmak, ihlal etmek, çiğnemek, aksine hareket etmek Devamını Oku

  • disturb the peace: Asayişi bozmak, kamu düzenini bozmak, başkasının hakkına tecavüz etmek Devamını Oku

  • outrage: Tecavüz etmek, çiğnemek, zorlamak, hakaret etmek, zedelemek (onur vb.), kırmak, kötü davranmak Zulüm Devamını Oku

  • wrong: Yanlış Haksız Ters Devamını Oku

  • outlawry: Yasal hakların elinden alınması, sürgün, kanuna karşı gelme Kanuna karşı gelme Devamını Oku

  • attack: Saldırmak, hücum etmek, girişmek, hamle yapmak; tecavüz etmek; çatmak, eleştirmek, uğraşmak, koyulmak, taarruz etmek; tutulmak, yakalanmak; aşındırmak; dil uzatmak Hücum etmek, saldırmak, vurmak, basmak, tecavüz etmek Devamını Oku

  • trespassing: [trespass] tecavüz etmek (hak), günah işlemek, suç işlemek İzinsiz girerek Devamını Oku

  • rasp: ), (i.) törpülemek, rendelemek Törpü gibi ses çıkarmak Devamını Oku

  • injure: İncitmek, fenalık etmek, zarar vermek Bozmak, ihlal etmek Devamını Oku

  • stamp: Pul yapıştırmak, pullamak, damgalamak, kaşe basmak, tepinmek, mühürlemek, basmak, bastırmak, çiğnemek, ayağını sertçe vurmak, ezmek, yok etmek, onaylamak, tasdik etmek, etiketlemek, göstermek, kanıtlamak, kazımak, işlemek Ayağını yere vurmak Devamını Oku

  • flood: Sel, taşkın tufan, seylap: met, kabarma Su, deniz, derya, nehir: bolluk: üstüne sel gibi su salıvermek, sel basmak, istilâ etmek: sel gibi akmak, taşmak coşmak Devamını Oku

  • violated: [violate] bozmak, ırzına geçmek, ihlal etmek, çiğnemek, tutmamak (söz), tecavüz etmek İhlal et(mek) Devamını Oku

  • legitimate: Meşru kılmak, kanuna uygun kılmak Nesebini tasdik etmek, tasdik etmek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar