tuğla harmanı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte tuğla harmanı kelimesinin manası:

  1. Tuğla yapılan yer
    Örnek: Kâğıthane yolundaki tuğla harmanlarından gelen dumanlar ... biraz günlük, biraz öd ağacı ve biraz da ölüm kokardı. A. Ş. Hisar

tuğla harmanı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • yarı silika tuğla: Bir silisli kilden veya ateş kili ile ganister (%80-92 silika) karışımından yapılan ateş tuğlası. Devamını Oku

  • tuğla: Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi Örnek: Tuğla büyüklüğünde bir delikten aydınlık giriyordu içeri. Ç. Altan Tuğlamsılardan ya da yanmış kömürden yapılmış ve biçimlendirilmiş, fırın ve yunak duvarlarının temel gereci. Devamını Oku

  • harman: Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi Örnek: Harmana giren tozsuz çıkmaz Atasözü Bu işin yapıldığı yer veya mevsim Örnek: Çocuğum başka çocuklarla beraber harmanda düvene binmiş dönüyor. R. N. Güntekin Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Devamını Oku

  • karşılaştırma bağlaçları: Cümlelere kattıkları başka anlamlar yanında, “eşitlik”, “üstün tutma”, “oranlama”, “birlikte olma”, “birlikte olmama” gibi anlamlarla iki veya daha çok öge arasında bağlantı kuran bağlaçlar: dA…dA, ya…ya, ne…ne, hem…hem: || Hoplaya hoplaya başını alıp gitmekten, analarının memelerini daha bir acıklı daha bir yalvarışlı olarak daha biraz uzaklardan işitmekten hoşlanan kuzulara da ikide bir eleşip kapışan koçlara Devamını Oku

  • yemiş: Bitkilerde, döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ, meyve Örnek: Ben biraz zeytin, biraz salata, biraz patates, biraz da yemişle doyarım. B. Felek İncir. Devamını Oku

  • çocuksu: Çocuk gibi, çocukça olan, çocuğa benzeyen Örnek: Annesinin tesiri altında kalır, biraz çocuksu gözleriyle yangından korkar, her türlü korkusunu gizlemek dilermiş. A. Ş. Hisar Devamını Oku

  • tuğrab: topraktan gelen Devamını Oku

  • harman yeri: Üzerinde harman dövülen, sıkıştırılmış sert toprak alan Örnek: Harman yerinde yanmış buğdayları ayıklıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • tuş: Piyano, org vb. müzik aletleriyle daktilo, hesap makinesi, bilgisayar ve telefon gibi makinelerde parmak vurulan yerlerin adı Örnek: Piyanonun tuşlarından, kemanın tellerinden uçan sesler, insana, insan olmanın mutluluğunu tattırır. Y. Z. Ortaç Yağlı boya ressamlığında fırçadaki boyanın tuvale sürülüş biçimi. Devamını Oku

  • Doppler genişlemesi: Bir kimyasal tür tarafından ışının hızlı bir şekilde absorplanması veya yayılması sonucu spektral çizgilerin genişlemesi; türün ışık yolundaki hareketine bağlı olarak, dedektör tarafından alınması gereken dalga boyundan biraz daha küçük veya büyük dalga boyu alınır. Devamını Oku

  • tu whit tu whoo: Baykuş ötüşü. Devamını Oku

  • tok: Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı Örnek: Tok açın hâlinden anlamaz. Atasözü Sık ve kalın dokunmuş (kumaş). Kalın ve gür (ses) Örnek: Biraz tok, biraz derinden gelen bir sesle… Y. Z. Ortaç Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal Devamını Oku

  • şekilsiz: Belirli biçimi olmayan. Biçimi bozuk Örnek: Birçok odaları ve birçok pencereleriyle bu bina biraz şekilsiz bir yalıydı. A. Ş. Hisar Devamını Oku

  • tuğ: Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy, sorguç. Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs. Devamını Oku

  • kıvırcıklaşmak: Kıvırcık duruma gelmek Örnek: Sanki sıcak bir iklimde bir parça kavrulmuş gibi biraz kıvırcıklaşmış sakalıyla … ancak kırk beş yaşlarında olmalıydı. A. Ş. Hisar Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar