unrelentingly sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte unrelentingly kelimesinin manası:

  1. İnatla, acımasızca, gaddarca, şŸefkatsizce; bıkmadan usanmadan, bıkıp usanmadan, durmadan, aralıksızca, ara vermeden, mütemadiyen, fasılasız bir şŸekilde, sürekli olarak

unrelentingly ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • nonstop: ), (z.) aralıksız, duraklamadan. Aralıksız, ara vermeden, devamlı, durmadan, sürekli Devamını Oku

  • unremittingly: Aralıksızca, fasılasız olarak, sürekli bir şŸekilde, ara vermeden Devamını Oku

  • mütemadiyen: Ara vermeden, sürekli olarak, biteviye Örnek: Mütemadiyen vahşilerden, korsanlardan bahsettik. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • tirelessly: Yorulmadan, bıkmadan, usanmadan. Yorulmak bilmez bir şŸekilde, yorgun ve bitkin olmayan bir tarzda Devamını Oku

  • ha bire: Durmadan, ara vermeden, arka arkaya, sürekli olarak Örnek: Ocağın başında bir adam ha bire balık kızartıyordu… O. V. Kanık Devamını Oku

  • muttasıl: Bitişik, yan yana olan. Aralık vermeden, aralıksız, hiç durmadan, biteviye Örnek: Tokmak muttasıl dövülüyor. R. H. Karay Devamını Oku

  • ardı ardına: Ara vermeden, aralıksız olarak, sürekli bir biçimde. Devamını Oku

  • ardı ardına: Ara vermeden, aralıksız olarak, sürekli bir biçimde. Devamını Oku

  • unstoppably: Durdurulamaz bir şŸekilde, önlenemez bir şŸekilde, engellenmez bir şŸekilde, engellenmesi imkansız bir şŸekilde, durmadan, ara vermeden Devamını Oku

  • vira: Durmadan, aralıksız, ara vermeden. Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut. Devamını Oku

  • durmadan: Ara vermeden, kesintisiz, sürekli Örnek: Bir boş arsada davul zurna ile durmadan hora tepiliyor. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • aralıksız: Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan. Sürekli, aralık vermeden Örnek: Her şey boyuna değişiyor, aşılıyor, en iyiye, en doğruya, en kolay ve en verimliye yönelen bir gelişim aralıksız sürüp gidiyordu. T. Buğra Devamını Oku

  • hotshot: Önemli ve başŸarılı; başŸarıları ve becerileriyle aşŸırı bir şŸekilde övünen kimse; durmadan aralıksız bir şŸekilde seyahat eden veya çalışŸan Devamını Oku

  • fasılasız: Kesintisiz, biteviye. Arasız, aralıksız, durmadan, ara vermeden, kesintisiz, biteviye Örnek: Biraz durursa yere yıkılacağını sanarak fasılasız yürüyordu. P. Safa Devamını Oku

  • continuously: Sürekli olarak, durmadan Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar