unworldliness sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte unworldliness kelimesinin manası:

  1. Ruhanilik, manevilik, yapmacıksız, suni olmayan, dünya hakkında bilgi sahibi olmama

Sponsorlu Bağlantılar

unworldliness ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • spirituality: Ruhanilik, manevilik Kiliseye veya papaza ait şey. Devamını Oku

  • yapmacık: İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, düzme, sahte, suni, zahirî Örnek: Köylülerden kapma biraz yapmacık bir safiyetle konuşuyordu. S. F. Abasıyanık (Resim, Heykel) Resim ve heykel sanatlarında içtenlikten uzak,yapmacıklı çalışma. Devamını Oku

  • postiche: Postiş, takma saç Bitiminden sonra eklenmiş Devamını Oku

  • arif: Çok anlayışlı ve sezgili (kimse), varışlı Anlayışlı, kavrayışlı, sezgili. Devamını Oku

  • unnatural: Tabiata aykırı,gayri tabii, suni Tuhaf, garip, anormal Devamını Oku

  • yapmacıklı: İçtenliği olmayan, içten olmayan Örnek: Öyle ince yapmacıklı aktris tavırlı, sahte bir kız değildi. Ö. Seyfettin (Resim, Heykel) Kötü, yaratmadan uzak, gösterişe önem verilerek yapılmış (resim, heykel). a. bk. yapmacıkçılık, yapmacıkçı. Devamını Oku

  • yapmacıklı: İçtenliği olmayan, içten olmayan Örnek: Öyle ince yapmacıklı aktris tavırlı, sahte bir kız değildi. Ö. Seyfettin (Resim, Heykel) Kötü, yaratmadan uzak, gösterişe önem verilerek yapılmış (resim, heykel). a. bk. yapmacıkçılık, yapmacıkçı. Devamını Oku

  • artificial: Yapma, suni, taklit Yalan, yalancy, sahte, zoraki Devamını Oku

  • elis: güzel kokulu bir çicek. isim hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olan ziyaretçilerimiz bize uluşabilirler. Devamını Oku

  • knowhow: Usulünü bilmek, belli bir alanda ustalık veya yetenek, bir şŸeyi nasıl yapılacağŸını hakkında bilgi sahibi olma, uzmanlık Devamını Oku

  • ronay: dolunayda ay bazı haller geçirir. ronay ismide ayın hallerinden biridir. isim hakkında ayrıntılı bilgi sahibi arkadaşlar bize ulaşabilirler. Devamını Oku

  • bilgisiz: Bilgi sahibi olmayan, bilisiz, malumatsız, cahil. Aymaz. Devamını Oku

  • be familiar with: -i iyi bilmek, -i tanımak, -i hakkında bilgi sahibi olmak, -nden anlamak, -sı konusunda uzman olmak Devamını Oku

  • learned a new language: Yeni bir dil öğŸrendi, başŸka bir dil hakkında bilgi sahibi oldu, başŸka bir dilde okumayı yazmayı ve konuşŸmayı öğŸrendi Devamını Oku

  • factitious: Yapma, suni, düzme,uydurma, gösterişten ibaret Yapay, sahte, yapmacık, düzmeceli Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar