utanç duymak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte utanç duymak kelimesinin manası:

  1. Utanmak: “Bundan utanç duyuyor, utanılacak pek az şey yapan birisi olarak da gerginleşiyordu.” -T. Buğra.

utanç duymak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • duymak: Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. İşitmek, ses almak Örnek: Çamaşırcı Fatma kadın annemin duymayan kulaklarına yalvarıyor. Y. Z. Ortaç Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek Örnek: Yüzme denilen mucizeyi ancak beş altı sene sonra avuçlarımızın Devamını Oku

  • utanç: Utanma duygusu, hicap Örnek: O zaman, tuhaf bir utanca düşüp şaşırır, başımı önüme eğerdim. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • utanç duygusu: İnsanın ruh dünyasında oluşan utanma duygusu. Devamını Oku

  • edepsiz: Utanılacak işleri hiç sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse). Sakınılacak kötü (kimse), şirret Örnek: Sen şimdi yukarı çıkar, bu edepsizi defedersin. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • disgraceful: Utandırıcı, utanç verici, utanılacak, ayıp Devamını Oku

  • alaka duymak: Yakınlık göstermek, ilgilenmek, beğenmek, sevmek. İlgi duymak. Devamını Oku

  • arzu duymak: Birine veya bir şeye karşı istek duymak. Devamını Oku

  • onur duymak: Onurlanmak: “Piyesini sahneye koymaktan büyük onur duyduğunu söyledi.” -C. Uçuk. Devamını Oku

  • istek duymak: Bir şeye karşı eğilim duymak, arzulamak. Devamını Oku

  • haz duymak: Hoşlanmak. Devamını Oku

  • heyecan duymak: Heyecanlanmak. Devamını Oku

  • nefret duymak: (birinden) tiksinmek, hoşlanmamak. Devamını Oku

  • ihtiyaç duymak: Gereksinmek, gereksemek. Devamını Oku

  • azap duymak: Acı çekmek, üzülmek: “Bu şehrin, takdir fukaralarının orta malına dönüşmüş olmasından azap duyuyorum.” -A. Boysan. Devamını Oku

  • antipati duymak: Kanı kaynamamak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar