üvey sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte üvey kelimesinin manası:

  1. Yalnız yasaca akraba sayılan, aralarında kan bağı bulunmayan, öz olmayan.
  2. Kendisine kötü davranılan.

üvey ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • güvey yemeği: Erkek evi tarafından düğün akşamı akraba ve yakınlara verilen yemek. Devamını Oku

  • üvey evlat: Karı kocanın her birine göre öbürünün ayrı bir eşinden dünyaya gelmiş olan evlat. Kötü davranılan kimse. Devamını Oku

  • üvey anne: Öz olmayan anne, analık, üvey ana. Çocuğuna kötü davranan anne. Devamını Oku

  • üvey baba: Öz olmayan baba, babalık. Çocuğuna kötü davranan baba. Devamını Oku

  • sililiksizlik: Geleneksel ya da yasal yollarla evlenmelerine olasılık bulunmayan yakın akraba bir erkekle bir kadının, aralarında oluşturdukları evlilik dışı ilişkiler, bk.sililiksizlik yasağı, soy sililiksizliği, akraba. Devamını Oku

  • güvey: Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad. Devamını Oku

  • üvey kardeş: Babaları veya anaları ayrı olan kardeşlerden her biri Devamını Oku

  • süveyş: Akdeniz’le Kızıl Deniz’i birbirine bağlayan büyük kanal. Devamını Oku

  • üvey ana: Üvey anne Örnek: Üvey anası ona bir kurtarıcı gibi geldi. T. Buğra Devamını Oku

  • tüveyç: Çiçek tacı. Devamını Oku

  • salt: İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak. İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı. Devamını Oku

  • salt: İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak. İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı. Devamını Oku

  • salt free margarine: İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak. İçine, kendisine yabancı hiçbir şey Devamını Oku

  • üvey oğul: Karı kocanın her birine göre öbürünün ayrı bir eşinden dünyaya gelmiş olan erkek çocuk Örnek: Yeni baba üvey oğluna saygılı idi. F. R. Atay Devamını Oku

  • üvey kız: Karı kocanın her birine göre öbürünün ayrı bir eşinden dünyaya gelmiş olan kız çocuk. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar