varoluşçu etik sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte varoluşçu etik kelimesinin manası:

  1. Bilimsel ve nesnel düşüncenin ifade ettiği nedenselliğin bir yanılsama olduğunu göstermeyi ve insanlara unuttukları özgürlük duygusunu anımsatmayı hedefleyen, ayrıca insanın kendi yaşamına ilişkin kararlarda mutlak bir özgürlük içinde olduğunu ileri süren görüş, egzistansiyalist etik.

varoluşçu etik ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • varoluşçu: Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık Bir değer yaratan emek. Birinden istenen hizmet Devamını Oku

  • varoluşçu tiyatro: İnsanı evrenin merkezine koyan, ülkücü dünya görüşüyle insanın dışa ve kendine olan yabancılığını, yalnızlığını vurgularken bireyin davranışlarıyla var olduğunu, karar zorunluğu ve sorumluluğuyla kendini gerçekleştirdiğini savunan anlayışın tiyatrosu. Başlıca yazarları arasında Albert Camus ve Jean-Paul Sartre vardır. Devamını Oku

  • varoluşçu ruhbilim: İnsan davranımının, olabilirlik açısından ya da ülküsel bakımdan değil de duyumlar, imgeler ya da duygular gibi gerçek ve nesnel verilere göre incelenmesi gerektiğini savunan ruhbilim görüşü. Devamını Oku

  • varoluşçuluk: Varoluşun özden önce geldiğini ve özü sürekli olarak yarattığını ileri süren öğreti, egzistansiyalizm. Çağımızın bir felsefe akımı. Varoluşçu felsefe düşüncesini temel olarak alan bütün düşünsel uğraşılara verilen ad. Danimarkalı düşünür Devamını Oku

  • varoluş: Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet, öz karşıtı Örnek: Artık yaradılışının, varoluşunun, hayatla ödüllendirilişinin sebebini bilmektedir. T. Buğra Var olan, gerçeğe dayalı olarak var olan, gerçek varlık; özün karşıtı, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu. Şöyle ya da böyle biçim almış her türlü özelliklerin dışında burada Devamını Oku

  • varoluş aydınlanması: Jaspers’in koymuş olduğu bir varoluş felsefesi kavramı: Yalın deneyi (yaşantıyı) aşıp insanın kendine özgü varlığını aydınlığa çıkarma. Bu kavramla, insanın gerçekte ne olduğunu ve ne olabileceğini anımsatmaya ve canlandırmaya çalışılır, giderek insan, nesneleştirici ve saptayıcı ilkelerden yüz çevirerek özgür olmaya çağrılır, çünkü bu tür ilkeler, varoluşun asıl gerçekliğini, tarihselliğini ve özgürlüğünü zorunlu olarak yozlaştırırlar. Devamını Oku

  • varoluş aydınlanması: Jaspers’in koymuş olduğu bir varoluş felsefesi kavramı: Yalın deneyi (yaşantıyı) aşıp insanın kendine özgü varlığını aydınlığa çıkarma. Bu kavramla, insanın gerçekte ne olduğunu ve ne olabileceğini anımsatmaya ve canlandırmaya çalışılır, giderek insan, nesneleştirici ve saptayıcı ilkelerden yüz çevirerek özgür olmaya çağrılır, çünkü bu tür ilkeler, varoluşun asıl gerçekliğini, tarihselliğini ve özgürlüğünü zorunlu olarak yozlaştırırlar. Devamını Oku

  • stoacı etik: Kendi aklını evrensel akla tabi kılmak, tek bir canlı organizma olarak kabul edilen evrenin büyük düzeninde yerini almak durumunda olan insan için akla uygun yaşamak, erdemli olmak ve doğaya uygun yaşamak anlamına gelen etik görüş. Devamını Oku

  • çoğulcu etik: Gerçekten ve özü itibarıyla değerli olan, dostluk, aşk, paylaşma ve yardımseverlik türünden birçok iyinin bulunduğunu, insanın tek bir iyinin peşinde gitmek yerine, birçok iyinin peşine düşmesi, olabildiğince çok iyiden pay alması gerektiğini savunan etik görüş. Devamını Oku

  • evrimci etik: Organik değişimleri açıklamak amacıyla geliştirilmiş olan biyolojik evrim kuramını temel alan, insanı da içine alan canlı doğanın olduğu kadar, sosyal alanın da evrimle oluştuğunu, bu evrimin itici gücünün ise yaşama kavgası ve bunun sonucu ortaya çıkan doğal ayıklanma olduğunu ileri süren görüş. Devamını Oku

  • varoluş biçimleri: Heidegger’in varoluş felsefesinin kavramı: İnsan varlığının ya da varoluşunun varlık (varolma) belirtileri ya da temel yapıları. // Bunlar nesnel düşünce belirlenimleri olan kategorilerin karşıtı olarak, insan varoluşuyle ilgili belirlenimlerdir. (Ör. Dünyada olma, birlikte olma, anlama, durum, kaygı, korku.) İnsanın dünyası nesnel ölçeklerle ölçülemez, niteliksel belirlenimler olanvaroluş biçimleriyle ölçülebilir ancak. Dünyada-olma uzayla ilgili bir belirlenim değil, Devamını Oku

  • betimleyici etik: Norm bildirmek veya kural koymak yerine, sadece eylemleri gözlemleyerek bilimsel ve/veya betimsel yolla tanımlamayı amaçlayan görüş, deskriptif etik. Devamını Oku

  • varoluşça: Heidegger’in koymuş olduğu bir varoluşçuluk felsefesi kavramı: İnsan yaşamının varlığına (var olmasına) ilişkin olan, varoluşunu kuran şey. İnsanın var olma biçimi; insan varoluşunun yapısını dile getiren. 2- Varoluşsallığı içindeki kendi varoluşunu anlama olarak varlığı anlamaya ilişkin; varoluşsallığa ilişkin. Devamını Oku

  • etik egoizm: Nesnel veya metafiziksel ahlaki değerlerin var olmadığını, bilimsel yasaların ahlaki olgu ve fenomenleri açıklamak için fazlasıyla yeterli olduklarını, ahlaklılığın doğal arzu, istek, ilgi, çıkar veya benzeri davranışsal faktörlere geri götürebileceğini savunan görüş. Devamını Oku

  • hümanist etik: İnsanın mutsuzluğuna yol açan geleneksel anlayışın yerine doğalcı bir bakış açısı koyan, insanın ön yargı ve batıl inançlardan kurtulması durumunda mutluluğun kendiliğinden geleceğini ve bireyin mutluluğundan erdeme kolaylıkla geçileceğini savunan etik görüş. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar