vıcıklamak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte vıcıklamak kelimesinin manası:

  1. Sulu veya yumuşak şeyleri avuç içinde ezmek, vıcık duruma getirmek.

Sponsorlu Bağlantılar

vıcıklamak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • vıcık vıcık: Kıvamı çok gevşemiş, yumuşamış, sulu Örnek: Pençesiz pabuçların içinde vıcık vıcık olmuş çoraplar. T. Buğra Ciddi olmayan, özden yoksun olan, değersiz. Devamını Oku

  • cıvıklaştırmak: Cıvık duruma getirmek. Devamını Oku

  • yumuşatmak: Sertliğini gidermek, yumuşak duruma getirmek. Kabalığını, katılığını, sertliğini veya acımasızlığını ortadan kaldıracak duruma getirmek Örnek: Karşıma geçip beni yumuşatınca razı olup susuyordum. S. M. Alus Devamını Oku

  • ezme: Sebze veya yemiş ezilerek yapılan yiyecek Örnek: Sıkınca içinden vıcık vıcık balık ezmeleri, kaz ciğerleri çıkan tüpler… Y. Z. Ortaç Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalamak, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklamak işlemi. Devamını Oku

  • squash: Kabak Ezip pelte yapmak, ezmek Devamını Oku

  • dövmek: Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak Örnek: Harp Divanına vermeden önce, şurada kemiklerini kırıncaya kadar bir dövsem! H. E. Adıvar Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Bir şeyi toz durumuna Devamını Oku

  • vıcık vıcıklık: Gevşeklik, yumuşaklık. Ciddilikten, özden yoksun oluş, değersizlik. Devamını Oku

  • vıcık: Sulanarak kıvamı gevşemiş, yumuşamış. Devamını Oku

  • sıvıklaştırmak: Sıvık duruma getirmek. Devamını Oku

  • cıvıklaşmak: Cıvık duruma gelmek. Devamını Oku

  • cıvımak: Cıvık duruma gelmek. Bir iş çığırından çıkmak. Devamını Oku

  • tıkamak: Bir şeyin ağzını, deliğini, içine konulan veya dışarıdan uygulanan bir nesneyle kapamak Örnek: Camına vurdular, açtı, Ahmet kızın ağzına bir mendil tıkadı. S. F. Abasıyanık Yol, su, geçit vb. şeyleri bir engelle işlemez, akmaz, geçilmez duruma getirmek. Devamını Oku

  • onarmak: Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, Devamını Oku

  • allak bullak etmek: Karmakarışık bir duruma getirmek, düzeni bozmak Bir yeri veya bir şeyi dağıtmak. Devamını Oku

  • özelleştirmek: Bir şeyi özel duruma getirmek veya özel olarak kullanmak, kamulaştırmak karşıtı. Kamu malını satarak özel duruma getirmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar