vuruşmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte vuruşmak kelimesinin manası:

  1. Birbirini vurmak, dövüşmek.
  2. Savaşmak, çarpışmak.

vuruşmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • koklaşmak: Birbirini koklamak. Anlaşmak, birbirini sevmek. Devamını Oku

  • gagalaşmak: Kuşlar birbirini gagalamak. Birbirini gagalayarak oynaşmak. Devamını Oku

  • tomahawk: Kuzey Amerika kızılderililerinin bir çeşit savaş baltası Bu balta ile vurup ölüdürmek Devamını Oku

  • cengaver: Savaşçı, cenkçi. Savaşta kahramanlık gösteren Örnek: Kimi sipahi ağası gibi mağrurdu, kimi cengâver tavırlı ve sakindi. Y. K. Beyatlı İyi dövüşen, dövüşçü, savaşkan, vuruşkan. Devamını Oku

  • kıtal: Vuruşma, birbirini öldürme. Savaş. Devamını Oku

  • çatışmak: Birbirine çatmak veya çatılmak Örnek: Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı. Y. Kemal Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak. Karşılıklı vuruşmak, kavga etmek. Devamını Oku

  • savaş açmak: 1) bir veya daha fazla devlete karşı savaş durumuna geçmek; 2) ortadan kaldırmak için uğraşmak: “Softalığa savaş açan ilk laikler orada toplanmıştır.” -Y. Z. Ortaç. Devamını Oku

  • harp açmak: – savaş açmak. 1) savaş açmak; 2) mec. bir konuda güçlü biçimde mücadele etmek, bir konuyu şiddetle savunmak: “Gençler, kendi cinslerinden riyakârlara karşı harp açmalıdırlar.” -F. R. Atay. Devamını Oku

  • savaşçı: Savaşan, savaş durumunda bulunan, muharip. İyi veya çok savaşan, savaşkan, cengâver. Devamını Oku

  • savaşçı: Savaşan, savaş durumunda bulunan, muharip. İyi veya çok savaşan, savaşkan, cengâver. Devamını Oku

  • bash: Kuvvetle vurmak, hızla vurmak Şiddetli vuruş Devamını Oku

  • milli mücadele: Bağımsızlık için yapılan savaş veya bu savaş süresi. İstiklal Savaşı, Kurtuluş Savaşı Örnek: Belki Millî Mücadele yıllarının bıraktığı bir tesirdir. A. H. Tanpınar Devamını Oku

  • war correspondent: SavaşŸ muhabiri, savaşŸ gazetecisi, savaşŸ haberleri yazan gazeteci, savaşŸ bölgesinden bildiren muhabir Devamını Oku

  • war refugees: SavaşŸ sığŸınmacıları, savaşŸ mültecileri, savaşŸ göçmenleri, savaşŸtan kaçanlar, harpten kaçan insanlar Devamını Oku

  • knock: ), (i.) vurmak, çarpmak Tokuşmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar