was doomed sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte was doomed kelimesinin manası:

  1. Sonu kötü oldu, kaderi kötü oldu, kötü sona ulaşŸtı

was doomed ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • nihayete ermek: Sona varmak, sonuçlanmak, bitmek: “Geçirmiş olduğum elim sergüzeştin ve sefaletin nihayete ermiş olduğu bir gündü.” -Y. K. Beyatlı. Devamını Oku

  • be finished: Bitirilmek, bitmek, sona erdirilmek, sona ermek, sonuna ulaşŸmak, sonuçlandırılmak Devamını Oku

  • finish: Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı. Bitirmek, tamamlamak, tüketmek, mahvetmek, mükemmelleştirmek, son vermek, sona erdirmek, rötuş yapmak, cilalamak, bitmek, sona ermek, sonuçlanmak Devamını Oku

  • unterminated: SonlandırılmamışŸ, sonlanmamışŸ, sonuçlanmamışŸ, sonuçlandırılmamışŸ, bitirilmemişŸ, bitmemişŸ, tamamlanmamışŸ, sona erdirilmemişŸ Devamını Oku

  • feminist ekoloji: Yüzyıllar boyunca kadın ve doğanın aynı kaderi paylaştığını, ikisinin de hor görülmüş, aşağılanmış ve eziyete uğramış olduğunu savunan görüş, ekofeminizm. Devamını Oku

  • conclude: Bitirmek, son vermek Neticelendirmek, sonuçlandırmak Devamını Oku

  • menopoz: Kadınlarda gebe kalma ve doğurma yeteneğinin sona ermesi, yaş dönümü. Adetten kesilme. Devamını Oku

  • intaç: Bir işi sonuçlandırma, sona erdirme, bitirme. Devamını Oku

  • sonlamak: Bitirmek, sonuçlandırmak, sona erdirmek, noktalamak. Devamını Oku

  • expiry: Hitam, son, bitim. Son, bitiş, sona erme, süre sonu, vade Devamını Oku

  • bitirmek: Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak Örnek: Bu işi sonuna kadar bitirmek lazım. P. Safa Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak Örnek: Onu en çok bitiren Filistin, Irak cepheleri oldu. A. Gündüz Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek Örnek: Yetişir koştuğum aşkın peşi sıra / Bitirdi beni bu içki, bu kumar. C. S. Tarancı Devamını Oku

  • bağımsız denemeler: Ardışık olarak yapılan denemelerde, herhangi birinin sonuç olasılığının ötekilerin sonuçlarından bağımsız olduğu denemeler. Devamını Oku

  • bust up: Arası bozulmak, sona ermek, başarısızlıkla sonuçlanmak Tartışma, kavga, ağız kavgası Devamını Oku

  • rekor: Bir spor dalında erişilmiş derecelerin en üstünü. Daha önce elde edilmemiş olan sonucu aşan yeni sonuç. Devamını Oku

  • neticesiz: Sona ulaşmayan, sonuçsuz Örnek: Sizi şu neticesiz hevesten vazgeçirmek için tehlikeyi göze aldım, geldim. R. H. Karay Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar