wearer sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte wearer kelimesinin manası:

  1. Giyen, takan

wearer ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • knickered: Kısa pantolon giyen, diz kısmı büzgülü olan kısa pantolon giyen; külot giyen (British) Devamını Oku

  • alemci: Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse. Eğlenceyi seven, her fırsatta eğlenen kimse. Devamını Oku

  • bewigged: Peruklu, peruk takan Devamını Oku

  • kerchieft: BaşŸÖrtülü, eşŸarp takan; kukuletalı; kapalı Devamını Oku

  • muska: İçinde dinî ve büyüleyici bir gücün saklı olduğu sanılan, taşıyanı, takanı veya sahip olanı zararlı etkilerden koruyup iyilik getirdiğine inanılan bir nesne, yazılı kâğıt vb., hamaylı Örnek: İnsan, üstünde tercihen boynunda mutlaka bir muska taşımalıydı. A. Ş. Hisar Üçgen biçiminde katlanmış olan şey. Devamını Oku

  • fermuarcı: Fermuar takan, satan kimse. Devamını Oku

  • goggled: DışŸA çıkık, şŸişŸkin, fırlak (gözlerde olduğŸu gibi); sabit bakan (göz); gözlük takan; Devamını Oku

  • aproned: Önlüklü, önlük giyen Devamını Oku

  • postinpuş: Kürk giyen. Devamını Oku

  • slickered: Bir yağŸmurluk giyen Devamını Oku

  • hırkapuş: Hırka giyen, derviş. Devamını Oku

  • cevşenpuş: Zırhlı, zırh giyen. (Osmanlıca’da yazılışı: cevşen-pûş) Devamını Oku

  • cevşenpuş: Zırhlı, zırh giyen. (Osmanlıca’da yazılışı: cevşen-pûş) Devamını Oku

  • cebepuş: Zırh giyen. (Osmanlıca’da yazılışı: cebe-pûş) Devamını Oku

  • kalebent: Kale dışına çıkmamaya hüküm giyen suçlu. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar