weasel out of sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte weasel out of kelimesinin manası:

  1. Dili -den kurnazlıkla sıyrılmak.

Sponsorlu Bağlantılar

weasel out of ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • worm 2: (bir hayvanın) bağŸırsaklarındaki kurtları düşŸürmek. through kıvrıla kıvrıla veya döne dolaşŸa -den geçmek. into dili sinsice/kurnazlıkla -e girmek. out of dili kurnazlıkla -den sıyrılmak. Devamını Oku

  • get a bang out of: Dili -e bayılmak, -e bitmek. Devamını Oku

  • outfox: Dili daha atik davranıp galip gelmek, kurnazlık etmek. Kurnazlıkla alt etmek, daha akıllı olup üstün gelmek, daha akıllıca davranmak; avantaj elde etmek Devamını Oku

  • shenanigans: ), (k.dili) kurnazlık, açıkgözlük Maskaralık, saçmalık. Devamını Oku

  • go: Japonya’da oynanan bir çeşit satranç. Gitmek; başlamak; girmek; geçmek; uymak, yayılmak; olmak, haline gelmek; tükenmek; sonuçlanmak; kaybolmak; ölmek; koyulmak; yapılmak; bahse girmek, iddiaya girmek, işlemek Devamını Oku

  • guile: Aldatıcılık, kurnazlık aldatma eğilimi Kurnazlık, üçkağıtçılık, hilekarlık, hinlik Devamını Oku

  • outsmart: Dili daha akıllı olup galip gelmek. Kurnazlıkla yenmek, zekası ile alt etmek, daha akıllıca davranmak Devamını Oku

  • subtlety: İncelik, zekilik, kurnazlık, anlaşılmazlık, ustalık, ince eleyip sık dokuma İncelik Devamını Oku

  • split 1: (split, –ting) kırmak; yarmak; çatlatmak; kırılmak; yarılmak; çatlamak. into -e ayırmak; -e ayrılmak. bölmek. paylaşŸmak, üleşŸmek. dili sıvışŸmak, tüymek. ” Devamını Oku

  • kid: Şaka yapmak, dalga geçmek, işletmek, takılmak, kandırmak, yavrulamak (keçi) (-ded, -ding) keçi yavrusu, oğlak Devamını Oku

  • milli dil: Bir millete mensup kişilerin kullandığı ortak dil: Türk dili, Rus dili, Macar dili, İngiliz dili, Arap dili, Japon dili, Kore dili vb. Devamını Oku

  • open out: Dışarıya açılmak, açılmak, açmak, serpilmek, yaymak, rahatlamak, gaza basmak, hızlanmak (araba) Devamını Oku

  • stumbling: [stumble] ayağı takılmak, sürçmek, tökezlemek, sendelemek, dili sürçmek, hata yapmak, yanılmak, günah işlemek, günaha girmek Tökezleyen Devamını Oku

  • stumble: Düşecek gibi olmak, sürçmek, tökezlemek, kösteklenmek, sendelemek Sendeleyerek yürümek Devamını Oku

  • spread: Yaymak, sermek, açmak Alabildiğine açmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar