welcoming sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte welcoming kelimesinin manası:

  1. [welcome] hoş karşılamak, karşılamak, hoşgeldiniz demek
  2. HoşŸ karşŸılama, candan selamlama, iyi bir şŸekilde karşŸılama, hoşŸ bir şŸekilde karşŸılama, arkadaşŸça bir şŸekilde selamlama, sıcak bir şŸekilde karşŸılama

welcoming ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • welcoming speech: KarşŸIlama konuşŸması, hoşŸ geldiniz konuşŸması, açışŸ konuşŸması, selamlama konuşŸması Devamını Oku

  • welcome: İyi karşılamak, memnuniyetle karsılamak, hoş karşılamak Nezaket göstermek, samimiyet göstermek Devamını Oku

  • welcoming committee: Karşılama komitesi Devamını Oku

  • welcoming ceremony: Karşılama töreni Devamını Oku

  • welcome aboard: HoşŸ geldiniz, uçağŸa hoşŸ geldiniz, gemiye hoşŸ geldiniz, trene hoşŸ geldiniz (uçak, gemi veya tren yolcularını karşŸılamak için kullanılır); aramıza hoşŸ geldiniz (yeni bir işŸyeri görev veya projeye başŸlayan kimseyi karşŸılamak için kullanılır) Devamını Oku

  • candy floss: Pamuk helva Türetilmiş Kelimeler (bis) cand, canda, candade, candan, candan ahbap, kandan şarap olmaz, candan, candan yürekten, candanlık, candelabrum, candent candy  Devamını Oku

  • bid smb. welcome: Hoşgeldiniz demek, samimi karşılamak Devamını Oku

  • welcomed cordially: Candan karşŸılandı, candan kabul edildi, iyi karşŸılandı, hoşŸ karşŸılandı, arkadaşŸça bir şŸekilde karşŸılandı, sıcak bir şŸekilde muamele edildi Devamını Oku

  • intimate: İma etmek, dolayısıyle anlatmak İma etmek, üstü kapalı söylemek, çıtlatmak, bildirmek, açıklamak Devamını Oku

  • companionable: Kolayca arkadaş olabilir Hoş sohbet Devamını Oku

  • tehil: Misafire “hoş geldiniz” demek olan ehlen ve sehlen cümlesini söylemek. (Osmanlıca’da yazılışı: te’hil) Devamını Oku

  • unobtrusively: SırnaşŸık olmayan ve sıkıntı vermeyen bir tarzda, mütevazi bir şŸekilde, samimi ve candan bir şŸekilde Devamını Oku

  • sob: Bk. salt okunur bellek (-bed, -bing) içini çekerek ağlamak, hıçkırarak ağlamak, hüngür hüngür ağlamak Devamını Oku

  • compliments: Saygılar, kibar bir şŸekilde selamlama, selamlar Devamını Oku

  • mean 1: Anlamına gelmek: Does that mean she´ll be late? Yani geç mi gelecek? To the egress means to the exit. Mahrece demek çıkışŸa demek. amaçlamak, niyet etmek, niyetlenmek: He had meant to come early. Erken gelmeyi amaçlamışŸtı. He really means to do it. Onu yapmaya azmetti. demek istemek, kastetmek: What do you mean? Ne demek istiyorsun Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar