woke up sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte woke up kelimesinin manası:

  1. Arouse from sleep, awake

woke up ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • awoke: Awake. Uyandırmak, gözünü açmak, uyarmak, uyanmak, uykudan kalkmak, farkına varmak, gözü açılmak Devamını Oku

  • awake: Uyanık, tetikte, be awake to -e karşı uyanık olmak Uyandırmak, gözünü açmak, uyarmak, uyanmak, uykudan kalkmak, farkına varmak, gözü açılmak Devamını Oku

  • slept: Sleep. Uyumak, uyuklamak, gecelemek, kalmak, fırıl fırıl dönmek, çok hızlı dönmek, yatacak yer sağlamak Devamını Oku

  • sleep ones life away: Uyuyarak vakit harcamak, üretici birşŸeyler yapabilecekken uyuyarak vakit harcamak (Yazılışı: sleep one’s life away) Devamını Oku

  • woke: Wake. Uyanmak, canlanmak, körüklemek, sabahlamak, ölünün başında beklemek, uyandırmak, canlandırmak, anlamasını sağlamak, gözünü açmak Devamını Oku

  • walk in ones sleep: Uykusunda gezmek, uyurgezer olmak Uykusunda gezmek, uyurgezer olmak (Yazılışı: walk in one’s sleep) Devamını Oku

  • up: Yukarıya, yukarıda Yükseğe Müz Devamını Oku

  • take up: Yer kaplamak Almak, kaldırmak, kısaltmak (elbise), tutmak, tamamlamak, karışmak, meşgul olmak, yakalamak, sözünü kesmek. Devamını Oku

  • up 1: Yukarı, yukarıya; yukarıda: go up yukarı/yukarıya gitmek. Hold your hand up. Elini yukarıda tut. to -e kadar (Azami bir miktarı belirtir.): This plant can turn out up to three hundred cars a month. Bu fabrikanın aylık üretim kapasitesi üç yüz otomobil. The school will accept up to one hundred new students this year. Bu yıl Devamını Oku

  • up 2: “edat yukarısına; yukarısında: He was climbing up the tree. AğŸaca tırmanıyordu. They went up the hill. Tepeye çıktılar. Plant it farther up the hill. Onu yokuşŸun daha yukarısında bir yere dik. It´s further up the river. Nehrin daha yukarısında bir yerde from -in ilerisinde: We live up from the mosque. Caminin ilerisinde oturuyoruz.” Devamını Oku

  • up 5: (–ped, –ping) yükseltmek: up the price fiyatı yükseltmek. dili -vermek: The girl upped and slapped him. Kız onu tokatlayıverdi. Devamını Oku

  • look up: Yukarıya bakmak, üstün görmek, saygı duymak, düzelmek, sözlükte aramak, uğramak, ziyaret etmek Devamını Oku

  • even up: Eşitlemek, denklemek Devamını Oku

  • look up and down: Baştan aşağı süzmek Devamını Oku

  • keep up: Devam ettirmek, sürdürmek, bozmamak, geçindirmek, ayakta kalmak, devam etmek, yüksekte tutmak, su üstünde tutmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar