yakından sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte yakından kelimesinin manası:

  1. Yakın bir yerden, yakın olarak.
  2. Çok dikkatli, titiz bir biçimde
    Örnek: Hükûmet gibi müttefik kuvvetlerin ajanları da olayları yakından gözetliyorlardı. T. Buğra

yakından ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • uzaktan yakından: Herhangi bir bakımdan ilgili bir biçimde Örnek: Buranın beyleri uzaktan yakından birbirinin hısımlarıdır. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • adamın yere bakanından, suyun yavaş akanından kork: Duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir. Devamını Oku

  • bakımından: Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından Örnek: … bedenî ve ruhsal yetersizliği olanlar, çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar. Anayasa -e göre. Devamını Oku

  • karından ayaklılar: Karından bacaklılar. (Yun. gastros: mide; pous: ayak) Çok hücrelilerin (Metazoa), birincil ağızlılar (Protostomia) filumunun, yumuşakçalar (Mollusca) dalından, çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış bir parçalı Devamını Oku

  • üstünden başından akmak: Durumu belirgin bir biçimde anlaşılmak: “Üstünden başından itina akan bir yolcudan yol sorulabilir mi?” -S. F. Abasıyanık. Devamını Oku

  • aklından geçirmek: Bir şeyi yapmayı düşünmek, tasarlamak: “Aklından geçirdiği gerçekmiş gibi telaşlanmıştı.” -N. Cumalı. Devamını Oku

  • karnından konuşan: Başkası söylüyormuş gibi konuşma becerisi olan, karnından konuşan kimse, vantrilok. Devamını Oku

  • arkasından zil takıp oynamak: Birinin bir yerden ayrılmasına veya bir işte başarısızlığa uğramasına çok sevinmek. Devamını Oku

  • han kapısından teğelti atmak: Defetmek, kovmak: “Bir adamı hiç sormadan, etmeden böyle han kapısından teğelti atar gibi kolundan tutup fırlatınca içinde bir üzüntü kalır.” -M. Ş. Esendal. Devamını Oku

  • yakınan yakınıcı: Müştekî, şikâyetçi. Devamını Oku

  • bıyık altından gülmek: Ettiğini belli etmemeye çalışarak gülümsemek. Birinin durumuna belli etmemeye çalışarak gülümsemek: “Sanki yarım ağız söylediğimi anlamış gibi bıyık altından gülerek şöyle bir süzüyor beni.” -A. Ümit. Devamını Oku

  • yakını yakınma: Şikâyet. Devamını Oku

  • yakı: Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp vücudun bazı yerlerine konulan, koyuca lapa veya özel biçimde yapılmış eczalı parça. Çeşitli etkin maddelerin içine bal mumu, reçine, terementi esansı Devamını Oku

  • yakın: Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Devamını Oku

  • yakıştırma: Yakıştırmak işi. Şekil veya anlam bakımından dildeki bazı kelimelerin örnek alınması veyakıştırma yolu ile onlara benzetilerek yeni kelimeler türetilmesi; bir kelimedeki şeklin başka bir kelimeye aktarılması olayı : Mac. nap, Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar