yamak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte yamak kelimesinin manası:

  1. Bir işte yardımcı olarak çalışan erkek
    Örnek: Eli yüzü düzgün, işgüzar bir yamağı mektupçu efendinin yanına kapılandıracaklar... E. E. Talu
  2. Yeniçeri Ocağında topçu ve humbaracı gibi askerî kuruluşlarda aday olarak bulunan kimse.
  3. Birinin etkisinde kalarak onun sözünden hiç çıkmayan kimse.
  4. Bir toprak dirliğine ocak şeklinde tasarruf edenlerden, savaş zamanı hizmete gitmeyip yerinde kalan kimse.
  5. Kale gözetçisi yeniçeri.

yamak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • survivor: Bir kazadan sağ olarak kurtulan kimse Başkasının ölümünden sonra sağ kalan kimse, en son olarak hayatta kalan kimse veya şey Devamını Oku

  • socage: Ortaçağda belirli bir meblâğ veya hizmete bedel olarak bir mülkü tasarruf hakkı. Derebeylik arazi tasarruf hakkı Devamını Oku

  • deveci ortaları: Görevleri savaşta siper işlerinde çalışmak, sefere gidiş ve dönüşte yeniçeri ağasının develerinin yük işleriyle uğraşmak olan, yeniçeri cemaat ortalarından sürekli olarak 1-5. ortalar ile zaman zaman değişen öteki ortalara verilen ad. Devamını Oku

  • gazi: Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse Örnek: Gazi Baba, etrafında binlerce gazi ile bir tepede yatardı. Y. K. Beyatlı Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ Devamını Oku

  • barfly: Zamanını barda geçiren kimse. Bar kuşu; barlardan çıkmayan kimse Devamını Oku

  • yeniçeri düğünü: Savaşta tutsak düşen yeniçerilerin kurtuluş parasını toplamak amacıyle Ocak’ta düzenlenen eğlence. Devamını Oku

  • yeni yeni: Yeni olarak, bugünlerde, çok yakınlarda Örnek: Bu lüks sayfiye yerinde yeni yeni yapılan asfalt yol için taş kırıyorlardı. H. Taner Devamını Oku

  • aykırı: Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir Örnek: Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hâllerde Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Anayasa Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters Devamını Oku

  • keyfi yerinde: Neşesi, sağlığı yerinde olan (kimse) Örnek: Başıma yüzlerce adam topluyordum; yeni sahibimin keyfi yerinde idi. R. H. Karay Devamını Oku

  • içkale: (Mimarlık) Korunmalı kale. Surlarla çevrili eski kentlerin savunması kolay yerinde yapılmış ikinci kale. Devamını Oku

  • cenk: Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş Örnek: Kale burçlarında cenge çağrı davulları vuruldu. N. Araz Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme Örnek: Her dakikam bir ayrı cenk ile geçiyor. Y. K. Karaosmanoğlu Savaş. harp, savaş, kavga. – isim Devamını Oku

  • halef: Birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse, ardıl, selef karşıtı. Ardıl. Devamını Oku

  • boş zaman: İşçinin çalışma süresinin dışında kalan zamanı. 1-Uyumak, yemek ve çalışmak için ayrılan zamanın dışında kalan zaman. 2- Dinlenmeye, gezmeye ve eğlenmeye ayrılan zaman. Devamını Oku

  • noncombatant: ), (s.), (ask.) geri hizmetlerde görevli kimse Savaş zamanında sivil olan kimse Devamını Oku

  • zeamet: Tımar. Yıllık geliri 20.000-99.999 akçe olan toprak dirliği. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar