yamaklık etmek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte yamaklık etmek kelimesinin manası:

  1. Bir işte yardımcı olarak çalışmak
    Örnek: Ben askere gelmeden de hancı yamaklığı ediyordum. M. Ş. Esendal

yamaklık etmek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • yamaklık: Yamak olma durumu Örnek: Yenilere de el ulaklığı, bahçıvan yamaklığı gibi daha aşağılık işler düşüyor. H. Taner Devamını Oku

  • kaynanalık etmek: Kaynana geline veya damada kötü davranmak. Bir yakınına gereğinden çok karışmak Örnek: Sessizliğine, yumuşak başlı görünüşüne karşın, onun biraz kaynanalık edeceğini ben de tahmin ediyordum. E. Bener Devamını Oku

  • çıraklık: Çırak olma durumu, yamaklık Örnek: Evimize yakın olan bu kahveye gide gele, kahveci çıraklığına başlayıverdim. M. Ş. Esendal Çırağın yaptığı iş Örnek: Bir şey söylemeden çıraklık vazifesini alırdı. S. F. Abasıyanık Çırağa verilen ücret. Çırakların çalıştığı Devamını Oku

  • enlist: Askere almak, asker olmak, askere kaydetmek, gönüllü yazılmak, sağlamak (destek), kayırmak, kaydetmek Kaydetmek Devamını Oku

  • el ulaklığı: Yamaklık Örnek: Yenilere de el ulaklığı, bahçıvan yamaklığı gibi daha aşağılık işler düşüyor. H. Taner Devamını Oku

  • şeytanlık etmek: Şeytanca bir davranışta bulunmak, kurnazlık etmek Örnek: Bir şeytanlık etmezse içi rahat etmez. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • ortaklık etmek: Ortak olma durumuna gelmek Örnek: İkisi de kendisine yardım ve ortaklık etmek istiyor. R. H. Karay Devamını Oku

  • dadılık etmek: Çocuk bakıcılığı ile uğraşmak Örnek: Elli yaşlarında bir adam, konaklarda dadılık eden bir kadının erkeğidir. M. Ş. Esendal Üzerine sorumluluk almak, göz kulak olmak, sahip çıkmak, sahiplenmek. 1) çocuk bakıcılığı ile uğraşmak: “Elli Devamını Oku

  • yardım: Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet Örnek: Bu, bir ricada bulunacak, bir yardım isteyecek sandı. M. Ş. Esendal Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Devamını Oku

  • enlisted: Askere almak, asker olmak, askere kaydetmek, gönüllü yazılmak, sağlamak (destek), kayırmak, kaydetmek Askere alınmışŸ, ordunun bir üyesi olarak kaydedilmişŸ Devamını Oku

  • sıkı sıkıya: Çok sıkı olarak, sımsıkı Örnek: Bekçiyi sıkı sıkıya bağlayarak ötede hendeğin içine bıraktılar. M. Ş. Esendal İyice. Devamını Oku

  • ressamlık: Ressam olma durumu Örnek: Ressamlığı hayatta kendime bir mefkûre diye kabul ediyordum. H. C. Yalçın Resim yapma sanatı. Devamını Oku

  • müdürlük etmek: Yönetici olarak çalışmak Örnek: Mülkiyede Osmanlı tarihi alanında hocalık, müdürlük, yazarlık etmiş. R. E. Ünaydın Devamını Oku

  • yazarlık etmek: Yazar olarak çalışmak, hayatını yazarlıkla sürdürmek Örnek: Mülkiyede Osmanlı tarihi alanında hocalık, müdürlük, yazarlık etmiş. R. E. Ünaydın Devamını Oku

  • yazarlık etmek: Yazar olarak çalışmak, hayatını yazarlıkla sürdürmek Örnek: Mülkiyede Osmanlı tarihi alanında hocalık, müdürlük, yazarlık etmiş. R. E. Ünaydın Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar