yetersiz sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte yetersiz kelimesinin manası:

  1. Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz.
  2. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan.
  3. Gereken, istenen niteliği olmayan.
  4. Verimli olmayan.

yetersiz ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • yetersiz beslenme: Kişi başına tüketilen günlük besinlerden sağlanan ortalama kalorinin gereken niceliğin altına düşmesi durumu. Malnutrisyon. Devamını Oku

  • yetersiz araç: Ölçüye vurulan konuda bireyler yada nesneler arasındaki gerçek ayrımların yanı sıra içerdiği sınarların niteliğine bağlı değişkenliği de yansıtan ya da güvenilir ve geçerli ölçümler yapamayan ölçme aracı. Devamını Oku

  • yetersiz kallus: Kırık bölgesinde oluşan kallus formasyonunun kırığın konsolidasyonu için gerekli oran ve nitelikte gelişmemesi, kallus insuffisant. Devamını Oku

  • yetersiz beslenme malnutrition: Organizmanın varlığını sürdürmesi ve büyümesi için gerekli asli metabolizma öğelerinden birinde yada birkaçında genellikle beslenme eksikliğinden kaynaklanan yetersizlik durumu. Devamını Oku

  • yetersiz sertleşmiş çelik: Yetersiz sertleşmeye uğramış olan çelik. Devamını Oku

  • yetersiz soru: Özü ve incelikleri gözden kaçabilecek biçimde sorulan soru. Devamını Oku

  • yetersiz ejakülasyon: Sperma gelişinin yetersiz oluşu. <l Devamını Oku

  • yavru zarı bağlantılarının yetersiz involüsyonu: Köpeklerde, doğum sonrası dönemde, yavru zarlarının döl yatağına bağlandığı alanlarda, döl yatağının küçülmesinde ve eski normal görünümüne ulaşmasındaki yetersizlik. Devamını Oku

  • zayıf: Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan) Örnek: Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım. S. M. Alus Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Devamını Oku

  • kafi: Yeterli, yetecek ölçüde olan. Arap yazısının düz ve köşeli çizgilerle yazılan eski bir biçimi. Devamını Oku

  • fertil: Gelişme yeteneği olan, doğurabilen. Döllenebilen Devamını Oku

  • selen emici gereç: Sahne üzerinde gerekli olan işitsel niteliği sağlayabilmek için kullanılan ya da gerekli olmadığı için kullanılmaması gereken gereçlerin tümü. Devamını Oku

  • go short: Yeterli miktarda (bir şŸey) olmamak: They won´t go short of bread. Onlara yetecek kadar ekmek var. Devamını Oku

  • unqualified: Yetersiz, vasıfsız, ehliyetsiz, diplomasız, şartsız, koşulsuz, mutlak Ehliyetsiz, uygun nitelikleri olmayan Devamını Oku

  • verimli: Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli Örnek: Eğer bu beğeniş ve güven gerçek bilgi ve ihtisasa dayansaydı şüphesiz daha sağlam, daha verimli olurdu. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar