yolunmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte yolunmak kelimesinin manası:

  1. Yolma işi yapılmak, çekilip koparılmak
    Örnek: Kaşları tıraş edilmiş yahut yolunmuş, yerine hilal kaşlar kalemle çekilmiş. M. Ş. Esendal
  2. Çok kederlenerek çırpınmak.

yolunmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • yerleştirmek: Yerleşmesini sağlamak. Yerine koymak Örnek: Dışarıdaki pencereden veriyor, bu da raflara yerleştiriyor. M. Ş. Esendal Tokat, şamar vurmak Örnek: Herife bir tokat yahut bir yumruk yerleştiremediğine bile yandı durdu. P. Safa Söz veya cevabı tam sırasında Devamını Oku

  • dökülmek: Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak Örnek: Tepesinden saçları bir hayli dökülmüştü. S. F. Abasıyanık Kumaş dökümlü olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Devamını Oku

  • mıhlanmak: Mıhlama işine konu olmak veya mıhlama işi yapılmak, çivilenmek Örnek: Mukavva yahut kontrplak mıhlanmıştı cam yerine. Ç. Altan Olduğu yerde kalıp bir yere kıpırdayamaz olmak Örnek: Peşinden koşmak istedi. Fakat vücudu sallandı ve bir adım atamadı, mıhlandı. P. Safa Devamını Oku

  • debelenmek: Bir acının etkisiyle veya bir baskıdan kurtulmak için çırpınmak Çırpınmak, tepinmek, kımıldamak Örnek: Gözüm, yerde ters yüz edilmiş debelenen bir kaplumbağaya ilişti. H. Taner Boşuna uğraşıp durmak Örnek: Şu anda, dünyanın en büyük korkusu içinde Devamını Oku

  • söylenmek: Söyleme işi yapılmak Örnek: Suçluların ikisini de sağ bırakmayacağı söylenmekteydi. H. R. Gürpınar Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek Örnek: Benim kırdığımı anlayınca bana söylenmeye başladı. M. Ş. Esendal Sızlanmak, yakınmak. Devamını Oku

  • sanılmak: Düşünülmek, olabileceğine inanılmak, zannedilmek Örnek: Sanki yakasından tutup yerine oturtacak ve -tek dursana- diyecek sanılıyordu. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • yıkılmak: Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek. Devamını Oku

  • yağlanmak: Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak. Yağ oluşmak Örnek: … şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var. M. Ş. Esendal Yağdan kirlenmek Örnek: … saçlarını taramış, yakası pek yağlanan eski cübbesini değiştirmiş… Devamını Oku

  • çarpılmak: Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek Örnek: Bu adam, elli beş, altmış yaşlarında, boynu biraz yana çarpılmış, çıkık alınlı, çökük yanaklı, kara kuru bir ihtiyardı. R. N. Güntekin Çalınmak, soyulmak. Devamını Oku

  • çabukça: Çabucak Örnek: Devlet kapısına gelmiş bir işin olacağı yahut olmayacağı bir oda içinde çabukça anlaşılıyor. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • tutunmak: Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak Örnek: Evinin bahçesinin kapısını açtım ve kapanmayan panjurlarına tutunarak odasına girdim. M. Ş. Esendal Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak. Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer Devamını Oku

  • ısırmak: Dişleri arasına alıp sıkmak Örnek: Dolu bir kadeh içti ve meze yerine alt dudağını ısırdı. A. Gündüz Dişleriyle koparmak Örnek: Koparın bir tane de ısırın bakın… S. F. Abasıyanık Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek Örnek: Ayaz insanın yüzünü ısırıyordu. T. Buğra Kumaş dalamak, kaşındırmak. Devamını Oku

  • futa: İpekli peştamal Örnek: Karşı kahvenin çırağı bacağındaki zıpkasını örten futasıyla dört kahve getirdi. M. Ş. Esendal Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı, kik Örnek: Kayıkhanelerin loş kemerinde kızağa çekilmiş kılıflar içinde futalar. Y. Z. Ortaç Devamını Oku

  • koparılmak: Koparma işi yapılmak Örnek: Katırtırnakları hem dikenliydi hem de güç koparılıyordu. N. Cumalı Devamını Oku

  • uyuşturulmak: Uyuşturma işi yapılmak, hissedemez duruma getirilmek Örnek: Şimdi kamarasında sinir buhranları arasında kıvranan yahut Sedol iğnesiyle uyuşturulup baygın yatan başka bir Nilgün vardı. R. H. Karay Anlaşmaları sağlanılmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar