ziyaretgah sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ziyaretgah kelimesinin manası:

  1. Hayır işlemek ya da saygı göstermiş olmak için ziyaret edilen yer, ziyaret yeri.
  2. Hayır işlemek veya saygı göstermiş olmak için ziyaret edilen yer, ziyaret yeri.

Sponsorlu Bağlantılar

ziyaretgah ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • be enshrined in: (bir şŸeyin) içinde çok saygın bir yeri olmak: It´s an expression that´s enshrined in French usage. O deyimin Fransız dilinde çok saygın bir yeri var. Devamını Oku

  • hant: UğŸrak yeri, hayaletlerin uğŸradığŸı veya iskan ettiğŸi yer; sık sık ziyaret edilen yer (çoğŸunlukla Güney Amerika BirleşŸik Devletlerinde kullanılır) (Yazılışı: han’t) Devamını Oku

  • work: İşi, -den yapılmış. İş, çalışma, meşguliyet Devamını Oku

  • şişmek: İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek. Devamını Oku

  • visit: Ziyaret etmek, ziyarete gitmek, gezmek, misafir olmak, teftiş etmek, çektirmek, musallat olmak, çene çalmak, laflamak, uğramak Ziyaret etmek, yoklamak, gömrüşmeye gitmek Devamını Oku

  • hacı: Din buyruklarını yerine getirmek için hacca gitmiş Müslüman. Kudüs, Efes vb. kutsal bir yeri ziyaret etmiş olan Hristiyan. Devamını Oku

  • tütsülemek: Türlü amaçlarla bir yeri tütsü dumanıyla doldurmak, tütsü yapmak. Et, balık vb. yiyecekleri odun veya saman dumanına tutmak. Devamını Oku

  • admired: Hayran kalmak, çok beğenmek, takdir etmek, hayran hayran bakmak, hayran olmak Takdir edilen, saygıdeğŸer olan, saygı gösterilen; hayranlık duyulan; taparcasına sevilen Devamını Oku

  • information booth: DanışŸMa yeri, müracaat, bilgi edinme yeri, seyahat edenlere turistlere ve ziyaretçilere kullanışŸlı bilgiler sağŸlayan ve açık bir kamusal alandan bulunan stant Devamını Oku

  • onursal: Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan). Onurla ilgili. Devamını Oku

  • kesbi şer: Şerli bir işi işlemek veya o işe alet olmak yahut da tarafdar olmak. (Osmanlıca’da yazılışı: kesb-i şer) Devamını Oku

  • charm: Cezbetmek, hayran bırakmak, büyülemek, çekmek, memnun etmek, korumak (sihirli bir güçle), cazip gelmek Cazibe, çekicilik Devamını Oku

  • go: Japonya’da oynanan bir çeşit satranç. Gitmek; başlamak; girmek; geçmek; uymak, yayılmak; olmak, haline gelmek; tükenmek; sonuçlanmak; kaybolmak; ölmek; koyulmak; yapılmak; bahse girmek, iddiaya girmek, işlemek Devamını Oku

  • ziyaret etmek: Birini veya bir yeri görmeye gitmek Örnek: Eli rehberli Amerikan turistleri gibi, geldikleri şehrin önce tarihî anıtlarını ziyaret ederler. H. Taner Devamını Oku

  • smudge: İs veya toz lekesi Boğucu duman Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar