Akaju ne demek?

Türkçe sözlüklerde "Akaju" ifadesini detaylı bir şekilde araştırdık...

Kısaca "Akaju" ne demek?

  1. Maun

    Örnek:

    Akajudan yapılmış bu narin ve şık dolaplar otuz âşıklı bir kokotun elbise dolaplarına benziyordu. Ö. Seyfettin

  2. Maundan yapılmış

    Örnek:

    Kenarda akaju bir yazıhane duruyordu. Ö. Seyfettin

Akaju nedir? İlişkili sözcükler

  • Kokot: Aşüfte Örnek: Akajudan yapılmış bu narin ve şık dolaplar otuz âşıklı bir kokotun elbise dolaplarına benziyordu. Ö. Seyfettin devamı...
  • Kalıpsız: Kalıplanmamış olan. Biçimsiz, düzgün olmayan Örnek: Kalıpsız kırmızı büyük fesi, tıpkı bir ibik gibi duruyordu. Ö. Seyfettin devamı...
  • Lokomotifsiz: Lokomotifi olmayan Örnek: Her nedense dört beş tramvay birikmiş, lokomotifsiz bir tren gibi duruyordu. Ö. Seyfettin devamı...
  • Boyunbağı çubuğu: Elbise dolaplarının iç taraflarına boyunbağı asmak için konulan ağaç ya da madensel çubuk. devamı...
  • Zaptiye: Bu kuruluştan olan er, zaptiye memuru Örnek: Sağında solunda birer zaptiye, dimdik duruyordu. Ö. Seyfettin Osmanlı İmparatorluğu’nda toplum güvenliğini sağlamakla görevli askerî polis kuruluşu. devamı...
  • Yumuşamak: Sertliği kalmamak, yumuşak duruma gelmek. Öfkesi, kızgınlığı, inadı geçmek Örnek: Kurt hoca şimdi yumuşamış, el pençe divan duruyordu. Ö. Seyfettin Sert ünsüz, yumuşak ünsüz durumuna gelmek. devamı...
  • şayak: Kaba dokunmuş, dayanıklı bir çeşit yün kumaş. Bu kumaştan yapılmış elbise Örnek: Beyaz şayaklar giymiş, kuvvetli, güzel, genç bir âşık. Ö. Seyfettin devamı...
  • Narin: İnce yapılı, yepelek, nazenin Örnek: Bir tezgâhta tülbent dokuyan narin bir kıza âşık oldum. S. F. Abasıyanık İnce, nazik Örnek: Söğüdün yaprağı narindir narin. Halk türküsü İnce yapılı, zarif. ince, zarif yapılı, nazik. zayıf çelimsiz devamı...
  • Nazenin: Cilveli, nazlı Örnek: Kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmaz. Atasözü Narin, ince yapılı. Şımarık, nazlı yetiştirilmiş Örnek: Gel gelelim bu nazeninim, gümrük kolcularıyla fingirdemeye başlamış. R. N. Güntekin Cilveli, nazlı, hoş. devamı...
  • çarpık: Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı Örnek: İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu. Ç. Altan Gerçek niteliğini yitirmiş Örnek: Oraya özellikle çarpık vasıfları olanları toplarlarmış. H. Taner Aksi, ters, huysuz bir biçimde Örnek: Nedense, Makbule, bu davetten çarpık dönüyordu. R. N. Güntekin Enzootik ataksi. devamı...

Akaju ne demek sözlük anlamı nedir sorusunu farklı sözlüklerden yararlanarak yanıtladık. Paylaştığımız bilgilerde eksik veya hatalı bir şey var ise, buraya tıklayarak bize bildirebilirsiniz.