Dikenlik ne demek? Sözlük anlamı

Türkçe sözlüklerde "Dikenlik" ifadesini detaylı bir şekilde araştırdık...

Kısaca "Dikenlik" ne demek?

  1. Dikenli bitkileri çok olan yer

    Örnek:

    Dünyada kurumayan, dikenlik hâline gelmeyen hiçbir yeşil köşe kalmıyor. H. C. Yalçın

Dikenlik nedir? İlişkili sözcükler

  • Naçar: Çaresi olmayan, çaresiz. Zavallı, düşkün. devamı...
  • Tabii: Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi Örnek: Sıcaklar arttıkça serin yerler aramak, âdeta tabii bir ihtiyaç hâline geliyor. A. Rasim Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan Örnek: Beklenen cevap devamı...
  • Tıkanık: Tıkanmış olan Örnek: Her adımın bir merdiven basamağındaki boğuk ve tıkanık gürültüsü kulağında sonu gelmeyen bir akisle uzuyordu. P. Safa Konuşmama durumu Örnek: Hasan durgun, tıkanıktı: Susuyor, susuyordu. R. H. Karay devamı...
  • Kediotugiller: Yaprakları sapsız olan otsu bitkileri, seyrek olarak da çalı durumundaki bitkileri kapsayan bitişik taçyapraklı, ikiçenekli bitkiler familyası. devamı...
  • Gelincikgiller: Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, gelincik, haşhaş, kırlangıç otu vb. bitkileri içine alan familya. Yaprakları almaşlı, genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili, taç ve çanak yaprakları gösterişli, erkek organları çok devamı...
  • Kırlangıç Balığıgiller: Kemikli balıklar takımının dikenli yüzgeçliler alt takımına giren bir familya. Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (Acanthopterygii) alt takımından, göğüs yüzgeçleri çok büyük, ilk ışını ayrılmış ve devamı...
  • Pıtrak: Dikenli tohumları hayvanların kıllarına ve insanların giysilerine takılan bir yıllık ve otsu bir bitki (Xantium spinosum). Çok taneli, sık. devamı...
  • Müşkülatlı: Güçlüğü olan, zorluk içinde olan Örnek: Hey Allahım, ben ne müşkülatlı mevkide kalmışım şimdi… O. C. Kaygılı devamı...
  • Acanthocephala: Başları dikenli solucanlar. BaşŸI dikenliler, dikenli kancalar sırası olan parazitik kutlar sınıfı devamı...
  • Güngörmüş: İyi yaşamış Örnek: Anadolu şoförlerinin birçoğunda ben böyle güngörmüş, hâline göre para yemiş eski kibarlar hâli gördüm. R. N. Güntekin Birçok hayat deneyimi bulunan (kimse) Örnek: Ayşe Hanım, güngörmüş, yaş yaşamış kadındır. S. M. Alus Çok yaşlı Örnek: Ağaçların çoğu da güngörmüş, dev boylu bitkilerdir. S. Birsel devamı...

Dikenlik ne demek sözlük anlamı nedir sorusunu farklı sözlüklerden yararlanarak yanıtladık. Paylaştığımız bilgilerde eksik veya hatalı bir şey var ise, buraya tıklayarak bize bildirebilirsiniz.