Fani ne demek? Sözlük anlamı

Türkçe sözlüklerde "Fani" ifadesini detaylı bir şekilde araştırdık...

Kısaca "Fani" ne demek?

  1. İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti.

  2. Ölümlü, gelip geçici, kalımsız

    Örnek:

    Her fâni güneşten, çimden nasibini alıyor. Y. Z. Ortaç

  3. Ölümlü.

  4. Geçici.

  5. Yaşlı.

Fani nedir? İlişkili sözcükler

  • Mortal Fani: Ölümlü devamı...
  • Tırnak Makası: Gelip geçici, kalımsız, fâni Örnek: Onu hâlâ hiç olmazsa rüyalarında ölümlülerin sevdiği gibi sevebilir. H. E. Adıvar İnsan. El ve ayak tırnaklarını kesmeye yarayan araç. devamı...
  • Duyum Eşiği: Bir uyarımın, duyulabileceği en aşağı derecesi. İnsan kulağının tamamen sessiz bir ortamda algılayabileceği en düşük ses şiddeti. devamı...
  • çirkin: Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı Örnek: Kız öyle müstesna bir güzelliğe sahip olmamakla beraber çirkin de değildi. H. R. Gürpınar Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz) Örnek: Bu boş ve çirkin iddiayı bir kere de onun ağzından işitmek istedim. Ö. Seyfettin Karanlık, dalavereli, şüpheli Örnek: Dedikodular artmış, o da bu çirkin işler içinde kalmak istemediğinden çekilmiş. M. Ş. Esendal Estetikte güzelin devamı...
  • Borsa Spekülasyonu: Borsada mal ya da menkul değerlerin fiyatlarındaki değişimden yararlanarak kısa ve orta vadede kazanç sağlamak amacıyla yapılan işlemler. devamı...
  • Borsa Spekülatörü: Borsada mal ya da menkul değerlerin fiyatlarındaki değişimden yararlanarak kısa ve orta vadede kazanç sağlamak amacıyla işlem yapan kişi. devamı...
  • Gülmek: İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak Örnek: O ne söylese sinirli sinirli ve tabii olmayan gülüşü ile gülüyordu. H. E. Adıvar Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek. devamı...
  • Taş Devri: İnsanın ortaya çıkışı ve taştan araçlar yapmasından başlayarak kalkolitiğin sonuna kadar geçen tarih öncesi dönem. Bir şeyin henüz gelişmemiş, ilkel durumu Örnek: Açıkçası matbaacılığımız Taş Devrinde idi. Y. Z. Ortaç devamı...
  • Ahdetmek: Bir şeyi yapmak için kendi kendine söz vermek Örnek: Tek erkek sevmeye ve bu erkeği kendime âşık etmeye ahdetmiştim. R. H. Karay Yemin etmek Örnek: Bu ailenin işini mukaddes bir vazife gibi yapmaya içimden ahdettim. H. R. Gürpınar devamı...
  • şiddetlenmek: Şiddeti giderek artmak, hızlanmak Örnek: Yağmur büsbütün şiddetlenmişti. S. F. Abasıyanık devamı...

Fani ne demek sözlük anlamı nedir sorusunu farklı sözlüklerden yararlanarak yanıtladık. Paylaştığımız bilgilerde eksik veya hatalı bir şey var ise, buraya tıklayarak bize bildirebilirsiniz.