Sıvazlamak ne demek? Sözlük anlamı

Türkçe sözlüklerde "Sıvazlamak" ifadesini detaylı bir şekilde araştırdık...

Kısaca "Sıvazlamak" ne demek?

  1. Bir şeyin üstünde yavaş yavaş, hafifçe el gezdirmek

    Örnek:

    Kaşlarından süzülen yağmur damlalarını eliyle sıvazlayarak onlara baktı. O. Hançerlioğlu

  2. Okşamak

    Örnek:

    Titreye titreye birkaç kere başımı, sırtımı sıvazladı. R. N. Güntekin

Sıvazlamak nedir? İlişkili sözcükler

  • Cesamet: Büyüklük, irilik Örnek: Dağdan baktığınızda her biri beş altı fil cesametinde. R. N. Güntekin devamı...
  • Sükunet: Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik, sessizlik Örnek: Terbiye ve sükûnetlerini de hiç kaybetmeyen bakışlarına asla çirkin denemezdi. R. N. Güntekin Huzur, rahat Örnek: Büyük gürültü gibi sükûnetin büyüğü de insanı yoruyordu. R. N. Güntekin Dinme, yatışma. Vakarlılık, ciddiyet. devamı...
  • Sükunet: Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik, sessizlik Örnek: Terbiye ve sükûnetlerini de hiç kaybetmeyen bakışlarına asla çirkin denemezdi. R. N. Güntekin Huzur, rahat Örnek: Büyük gürültü gibi sükûnetin büyüğü de insanı yoruyordu. R. N. Güntekin Dinme, yatışma. Vakarlılık, ciddiyet. devamı...
  • Tattırmak: Tatma işini yaptırmak, tadına baktırmak Örnek: Ben sana mutlaka aşımdan tattıracağım. Ö. Seyfettin Duyurmak, hissettirmek Örnek: Bunların o insanların hayatında tuttuğu yeri ve onlara kaç zevki birden nasıl tattırdığını anlatır. A. Ş. Hisar devamı...
  • Sütun: Herhangi bir maddeden yapılan, üstünde sütun başlığı denilen çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon Örnek: Terasın mermer sütunlarından birine dayanmış, sessiz sedasız bana baktığını görüyorum. R. N. Güntekin Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon Örnek: Böyle misaller sayıp devamı...
  • Sıvanmak: Sıvama işi yapılmak. Bir işe girişmek Örnek: Hepsi bit, sirke içinde; sıvandım, hepsini temizledim. H. E. Adıvar Sıvama (II) işi yapılmak Örnek: Sıvanmış, pembe kolunda bir kumral ben vardı. M. C. Kuntay İştahla yemek Örnek: Masa komşularını yan devamı...
  • Baktırmak: Bakmasına yol açmak, bakmasını sağlamak Örnek: Hastayı meşhur doktorlara baktırıyoruz. R. N. Güntekin devamı...
  • Aksi Aksi: Olumsuz bir biçimde, ters ve kızgın olarak Örnek: Sütnine bu kadına aksi aksi baktı. R. N. Güntekin devamı...
  • Glared At: Dik dik baktı, etkili bir şŸekilde sert sert baktı, gözlerini dikerek ters ters baktı, kızgın bir şŸekilde baktı, yiyecekmişŸ gibi baktı, kaşŸlarını çatarak baktı devamı...
  • Viran: Yıkık, harap Örnek: İleriye baktı; harabe. Şu tarafa baktı. Viran bir kemer. A. Gündüz devamı...

Sıvazlamak ne demek sözlük anlamı nedir sorusunu farklı sözlüklerden yararlanarak yanıtladık. Paylaştığımız bilgilerde eksik veya hatalı bir şey var ise, buraya tıklayarak bize bildirebilirsiniz.