Sürtmek ne demek?

Türkçe sözlüklerde "Sürtmek" ifadesini detaylı bir şekilde araştırdık...

Kısaca "Sürtmek" ne demek?

  1. Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek
    Örnek: Cemal ellerini hızlı hızlı birbirine sürttü. S. F. Abasıyanık
  2. Dokundurmak.
  3. Başıboş dolaşmak, yararsız dolaşmak
    Örnek: Çocukçağız birkaç gün sokaklarda sürtmüş. S. F. Abasıyanık

Sürtmek nedir? İlişkili sözcükler

  • Kenetlemek: Kenetle tutturmak veya kenetle birbirine bağlamak. Birbirine geçirerek bağlamak Örnek: Ellerini dizine kenetleyerek başını önüne eğdi, kaldı. P. Safa Sıkıca birbirinin üzerine kapamak devamı...
  • örmek: İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak işlemek veya tezgâhta dokumak Örnek: Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o! S. F. Abasıyanık Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak Örnek: Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm. B. Felek Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. devamı...
  • Sürekli Sıcak Daldırmayla örtmek: Tel ve şeritleri, sıcak bir yunaktan geçirerek yapılan sürekli örtme. devamı...
  • Ense çukuru: Ensede boyun hizasında bulunan çukurluk Örnek: Ellerini, kumral saçlarının döküldüğü ense çukuruna kenetlerdi. S. F. Abasıyanık devamı...
  • Sürmeli: Sürme ile boyanmış olan Örnek: Kirpikleri kudretten sürmelidir. S. F. Abasıyanık Sürgü ile kapatılmış olan, sürmelenmiş olan Örnek: Yavaşça vitrinin sürmeli camını açtı. S. F. Abasıyanık Gözleri sürme çekilmiş gibi güzel olan. Bir tür buğday. devamı...
  • Devrialem: Dünyayı dolaşma. Dünyayı dolaşma Örnek: Dört, beş ay sürecek bir devriâlem seyahatine çıkıyorduk. S. F. Abasıyanık devamı...
  • Söylenti: Ağızdan ağıza dolaşan, kesinlik kazanmayan haber, rivayet, şayia Örnek: Önce kulaktan kulağa fısıldanan bu söylentilerin meclis kürsülerinde açıkça ifade edildiği oluyordu. Y. K. Karaosmanoğlu Ağızlarda dolaşan ve doğruluğu belli olmayan haber. devamı...
  • Dolaşık: Karışık (saç, ip vb.) Örnek: Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var. Karacaoğlan Dolaşarak giden (yol) Örnek: Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş. A. Haşim Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık Örnek: Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi. Y. K. Karaosmanoğlu Amacını doğrudan doğruya değil de, dolayısıyla sezdiren Örnek: Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı devamı...
  • Jibe: Bumba ile seren veya yelkeni rüzgâr yönünde giderken kavanço etmek D.,Dili birbirine uymak, uyuşmak. devamı...
  • Dolanmak: Bir şeyin çevresine sarılmak Örnek: Kocasının kolu beline bir kobra gibi dolanmış, ince kaburgalarını birbirine geçirecek gibi sıkıyordu. H. E. Adıvar Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak Örnek: Arkadan dolanıp uzaktan gözetleyecekti çeşmeyi. Ç. Altan Karışmak, dolaşmak. devamı...

Sürtmek ne demek sözlük anlamı nedir sorusunu farklı sözlüklerden yararlanarak yanıtladık. Paylaştığımız bilgilerde eksik veya hatalı bir şey var ise, buraya tıklayarak bize bildirebilirsiniz.