Taşmak ne demek? Sözlük anlamı

Türkçe sözlüklerde "Taşmak" ifadesini detaylı bir şekilde araştırdık...

Kısaca "Taşmak" ne demek?

  1. Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak

    Örnek:

    Hayvanın ağzından taşan beyaz köpüklere biraz da kan karıştı. H. Taner

  2. Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak.

  3. Bir yere veya şeye sığmamak

    Örnek:

    Kasketinden taşmış siyah saçları yakına gelince çok kırçıllaştı. S. F. Abasıyanık

  4. İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak.

  5. Öfke, sabırsızlık veya heyecan yüzünden kendini tutamamak

    Örnek:

    Acaba bizim taşıp köpürmelerimizi pek çocukça mı bulmuştu? Y. K. Karaosmanoğlu

Taşmak nedir? İlişkili sözcükler

  • Taşma: Taşmak işi. Akarsu yatağından çıkarak çevresini kaplama. devamı...
  • Yozlaşmak: Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak, tereddi etmek. Dönüşen Örnek: Giderek soğuk bir su serpintisine yozlaşan yağmur, ortalığa garip bir kış serinliği getirmişti. A. devamı...
  • Sıvışmak: Bulaşmak, yayılmak, sıvaşmak. Haber vermeden sessizce gidivermek, kaçmak Örnek: Yalnız biriniz kapısını tutsun ki polis geldiğinde bir yere sıvışmış olmasın. H. Taner devamı...
  • Oturak Kündesi: Güreşte bir elin arkadan iki bacak arasından, ötekinin de önden getirilerek kasık üzerinde kilitlenmesi biçimindeki kündeleme Örnek: Biraz savaştıktan sonra bir oturak kündesiyle çocuğu yere vurdum. B. Felek Yerde kıç üstünde oturarak yapılan künde. devamı...
  • Uyuşmak: Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak Örnek: Öğle yemeğinden sonra sinirlerim uyuştu, ufak bir uyku kestireyim, diye kompartımanımda uzandım. A. Haşim Her konuda birbirine uymak, imtizaç etmek Örnek: Oraya gidip yerleşmek, uyuşmak ve yaşamak gerekir. H. Taner Bir iş, düşünce, görüş vb. üzerinde anlaşmaya varmak, uzlaşmak, mutabık kalmak devamı...
  • Boğmak: Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek Örnek: Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı. Y. K. Karaosmanoğlu El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. devamı...
  • Taşralı: Taşra halkından olan (kimse), dışarlıklı Örnek: Sonra o taşralı müteahhidin ona talip olmasıyla… H. Taner devamı...
  • Yarın: Bugünden sonra gelecek ilk gün Örnek: Yarın paydosu biraz erken çalarız, ödeşiriz. H. Taner Gelecek, ilerideki zaman. Bugünden sonra gelecek ilk günde. devamı...
  • Uzaklaşmak: Bir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek Örnek: Yürüyüp gittiğini görmemek için uzaklaştı. R. H. Karay Yabancılaşmak, ilgisi azalmak Örnek: Bu genç kız yaşasaydı, sevdiği adamın günden güne kendisinden uzaklaştığını görecekti. R. N. Güntekin devamı...
  • Inmek: Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek, çıkmak karşıtı. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak Örnek: Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü. P. Safa Dağ, tepe vb. yüksek bir devamı...

Taşmak ne demek sözlük anlamı nedir sorusunu farklı sözlüklerden yararlanarak yanıtladık. Paylaştığımız bilgilerde eksik veya hatalı bir şey var ise, buraya tıklayarak bize bildirebilirsiniz.