Yakınmak ne demek?

Türkçe sözlüklerde "Yakınmak" ifadesini detaylı bir şekilde araştırdık...

Kısaca "Yakınmak" ne demek?

  1. Kına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, koymak.
  2. Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek
    Örnek: Onların taklitlerini yapar, gönüllerinde hiçbir titreşim bulunmayışından kendine yakınırdı. Ç. Altan
  3. Şikâyet etmek.

Yakınmak nedir? İlişkili sözcükler

  • çırpınmak: Acı ile debelenmek Örnek: Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık. O. V. Kanık Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak Örnek: Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler, bir gün sırtlayıp devamı...
  • Takınmak: Kendine takmak. Bir nitelik veya durum almak Örnek: Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği de yoktu. F. R. Atay devamı...
  • Sakınmak: Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak, içtinap etmek Örnek: Gençliğinde gerçekten delifişek, gözünü daldan budaktan sakınmaz bir askermiş. H. Taner Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak Örnek: Bir insanı, yanında uşak gibi kullandıracak her işten sakın. S. F. Abasıyanık Korumak, esirgemek, gözetmek Örnek: Kendini tramvay ve otomobil tehlikelerinden sakınarak yürüdü. H. R. Gürpınar devamı...
  • çamçak: Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma. devamı...
  • Sığınmak: Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek. Korunmak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak Örnek: Karı koca o evlerden birinde bir odacığa sığınmıştık. R. N. Güntekin Genellikle siyasi devamı...
  • Yapınmak: Kendine yapmak veya kendi için yaptırmak. Özenmek, hazırlanmak. devamı...
  • Döküntü: Dökülmüş, saçılmış şeyler Örnek: Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar. Y. K. Beyatlı Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk vb. belirti. devamı...
  • Savmak: İstenmeyen birini yanından uzaklaştırmak Örnek: Böylece Arif Ağayı başımızdan savar ve sizinle bir mehtap gezintisi yaparız. R. N. Güntekin Sıkıcı bir durumu geçirmek, atlatmak, savuşturmak, defetmek Örnek: Kendini unutturmak ve bu ziyareti kazasız, belasız savmaktan başka bir düşüncesi bulunmayan bizim kaymakam… R. N. Güntekin Geçirmek. devamı...
  • Caz: Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü Örnek: Onlar alaturka dinlemek istiyor, siz caz dinlemek istiyormuşsunuz. Ç. Altan Bu müziği çalan orkestra Örnek: Bunun lüks bir lokantası olacak, hatta ileride bir caz bile temin edilecekti. R. N. Güntekin Yoğun, kalın nesne. (Osmanlıca’da yazılışı: ca’z) devamı...
  • Tatlı Su Gelincik Balığı: Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, mezgitgiller (Gadidae) familyasından, 30-50 cm kadar uzunlukta, Akdeniz memleketleri göllerinde yaşayan bir tür. Kemikli balıklardan, Lotidae familyasından, boyu 150 cm kadar olabilen, Avrupa, Asya ve Kuzey devamı...

Yakınmak ne demek sözlük anlamı nedir sorusunu farklı sözlüklerden yararlanarak yanıtladık. Paylaştığımız bilgilerde eksik veya hatalı bir şey var ise, buraya tıklayarak bize bildirebilirsiniz.